Katliam, Uludere, sezaryen ve kürtaj

Uludere’de (Roboski) 34 tane sivilin uçaklar tarafından bombalanarak öldürülmesi, hükümeti şimdiye kadar hiç görmediğimiz şekilde ne yapacağını bilemez bir hale soktu. İlk önce işin üstü kapatılmaya çalışıldı, medya susturuldu. Yalanlama gelinceye kadar olayın ne olduğunu duyurmaktan korktu gazeteciler. Sonra yaşananlar yalanlandı ama kimse yalan olan konuyu bilmediği için saçma sapan bir ortam oluştu. “Öğrenemediğimiz durum, yalanmış yani aslında olmamış” dendi. İlk defa korkudan ne olduğunu söylemeden, ne olmadığını söyledi medya.

Aradan zaman geçti, olay kabul edildi. Soruşturmalar açıldı, araştırmalar içerisinde unutturulmaya çalışıldı. Unutturulmaya çalışılan, günlerce soruşturulan olay aslında çok da karışık bir durum da değildi. Görüntüler geliyor, birileri görüntüleri izliyor, sonra da uçaklar gidip bombalıyor. Üç eylem var, bu üç eylemi yapan da büyük ihtimalle iki özne var. Görüntüleri gönderenler bir özne, izleyip, uçakları gönderenler de ikinci özne. Continue reading

Yorum yapın

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları

Siyasal bir kooperatif kuralım

“Siyasal bir kooperatif kuralım!” ya da “Siyaset değiştirmek için siyaseti değiştrelim!” Bu başlıklar benim değil. Biraz hafızasını yoklayanlar, Türkiye’de  kısa bir süre bu konunun tartışıldığını hatırlayacaklardır. Bundan 25 ay önce, Fransa’da gerçekleşen bölge seçimleri sonucunda Daniel Cohn-Bendit tarafından Liberation Gazetesi’ne yazının başlığıydı “Siyasal Bir Kooperatif İcat Edelim!“. Tartışmayı Türkiye gündemine getiren ise Ahmet İnsel’in Radikal 2’de yazdığı “Siyasal kooperatif olarak parti” yazısıydı. İki yazının oluşturduğu fikirler bütününün günümüz ile ilgili düşünürken önemli olduğunu ve üzerine gitmek gerektiğini düşünüyorum.

Kooperatif, “Birlikte iş yapmak isteyenlerin kurduğu dayanışma yapısı” anlamına geliyor. Peki, bir siyasal kooperatif ne anlama geliyor? Siyasal bir kooperatif Türkiye’de ve 2012 yılında ne anlama geliyor? Ve tabii ki önümüzde duran sol bir ekoloji projesinde, sol bir ekoloji akıl yürütmesinde, nerelere denk düşüyor? Continue reading

Yorum yapın

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları

Sınıf mücadelesi için de: Sol bir ekoloji!

3 Nisan ile 6 Nisan arasında yani toplam dört günde, bu ülkede 4 maden işçisi, 5 barajda çalışan elektrik işçisi, 3 tersane işçisi ve 1 de elektrik işçisi hayatını kaybetti. Yani toplamda 13 işçiyi Türkiye’nin %8’lerle, %9’larla büyüyen ekonomisi toprağın altına koydu. Bu ölümler öyle bir zamanda geldi ki, bir yandan yeni teşvik paketleri açıklandı, bir yandan büyüme rakamları açıklandı. Zaten üzerinde durulmayan, geçiştirilen işçi ölümleri, ekonominin “ışıltısı” altında iyice görünmez hale getirildi. Barajda çalışan ve gözler önünde ölen 5 işçi, artık düzenli hale gelmiş kazaların bir tanesinde hayatını kaybeden tersane işçileri… Continue reading

Yorum yapın

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları

Belki bir gün 28 Mart da yargılanır

Henüz saat 10.00 bile değil. Zaten ilk haberlerin dün saat 19.30 olmasına bakarsak, çok saatle de bağlantılı bir durum değil Türkiye’de yaşananlar. Dün akşam 19.30′dan beri ülkede bir sıkıyönetim var ve bunun haberleri alınamıyor. İki ayrı skandal, iki ayrı baskı yöntemi uygulanıyor. Devletin sert baskısı ve medyanın görünmez baskısı. Neden oluyor bunlar? Çünkü KESK ve Eğitim-Sen Ankara’ya yürüyor. KESK’liler sendika yasasına ve eğitimi kesintili hale getirmek isteyen yasaya karşı seslerini Ankara’da çıkarmak istiyorlar. İçişleri Bakanı ise bunu istemiyor. Anayasa’nın 34. maddesine rağmen engellenecek diyor ve tabii ki her demokratik ülkede olduğu gibi (Mısır, Rusya vb.) Türkiye’de de yetkili bir kişi bunu istemiyorsa, o yürüyüş engelleniyor. Continue reading

Yorum yapın

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları

Sol ekolojinin çıkış noktası: Yerel yönetimler

Yerellik, hem sol düşünce içinde, hem de ekolojist düşüncenin temelinde olan önemli bir anahtar kavram. Dolayısıyla da, sol bir ekoloji için yerellik ve yerelden yönetim kaçınılmaz bir şekilde çok çok önemli. O zaman bunun üzerine gitmeliyiz.

Alternatifler yaratma, bu alternatiflerin yaşadığını gösterme, bu alternatiflerle yol alma, yani kısaca “Başka bir Dünya’nın mümkün olduğunu” göstermenin yolu da yerelden geçiyor. Başka bir Dünya’nın yolu, öncelikle başka bir yerelden geçiyor. Bu bir felsefe değişimi aslında. Bu felsefi değişim sonucunda, ancak toplumu ve hayatımızı değiştirmenin önceliklerinin değiştiğini görebiliriz. Continue reading

Yorum yapın

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları

Sol bir ekoloji: Neden gerekli?

İnsanların hayatlarına dokunan iki büyük sorun var. Bu sorunlara çözüm gelsin diye sokaklar doluyor, bu sorunlardan insanlar bıktıkları için isyan ediyorlar. İlki ekolojik krizin canlılara dayattığı sorunlar, ikincisi ise insanların, insanlara dayattığı paylaşım ve adalet sorunları. Kısacası insanın doğayı sömürmesinin ortaya çıkardığı sorunlar ve insanın insanı sömürmesinin ortaya çıkardığı sorunlar.

21. Yüzyıl’ın yaşanabilir bir yüzyıl olması ve belki de 22. Yüzyıl’ın yaşanan, üzerinde insan yaşamı olan bir Dünya!, bir yüzyıl olabilmesi için bu sorunlara yanıtlar ortaya konmalı. İşte sol bir ekoloji bunun için gerekli. Çünkü yaşadığın kadar, nasıl yaşadığın da önemli ve bu uğurda verilmiş büyük bir mücadele tarihi var. Continue reading

Yorum yapın

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları

21. Yüzyıl’ın dayattığı yanıt: Sol bir ekoloji!

2012 yılında Dünya’ya baktığımızda insanların hayatlarına dokunan iki büyük sorun görüyoruz. Bir tanesi, tüm diğerlerinin önüne geçen ve Dünya’nın varlık ya da yokluk mücadelesi haline gelen ekolojik kriz! İkincisi ise, yüzyıllardır devam eden ekonomik paylaşım ve adalet mücadelesi! Yani bir tanesi yaşamak ya da yok olmak sorunu; bir tanesi ise nasıl yaşanacağını sorunu.

Dünya’nın kaynaklarının sonsuz olduğunun, doğanın kendini yenileme kapasitesinin ise sınırsız olduğunun düşünüldüğü bir Dünya’da ekolojik krizden söz etmek mümkün değildi. O zaman tüm dikkatler nasıl yaşanacağı mücadelesine çevrilebilirdi, yıllarca da çevrildi zaten. Fakat artık bu mümkün değil. Sadece bir noktaya odaklanmak ve ayağımızın altındaki yaşamın kayıp gittiğini görmemek 2012’de bize siyasal ve daha da önemlisi yaşamsal olarak doğru yanıtlar vermiyor. Gelinen nokta bize şunu gösterdi ki; nasıl yaşanacağımızı tartışmaktan önce Dünya’da hayatın bitmesi ile karşı karşıyayız. Buna çözüm ararken de, ekonomik paylaşım ve adalet mücadelesini gözardı edemeyiz.   Continue reading

2 Yorum

Kategorisi Yeşil Gazete yazıları