Kongre’ye dair; başlarken…

Yeşiller Partisi’nin Birinci Olağan Kongresi’ni yapmasına 10 günden az bir süre kaldı. Birinci Kongre’nin Yeşiller için önemi büyük. Bir dönemin kapanıp, başka bir dönemin açılması demek bu ki, her kongreden sonra olmayacak bir değişim bu. Bir kuşun, uçmayı öğrenmeye başlayıp, havalanması gibi. Parti ilk defa kendi kurullarını seçecek ve kurucular, kuruluş aşamasını başarıyla tamamlayıp görevlerini bitirmiş olacaklar.

2008 yılında kurulan Yeşiller Partisi’nin iki yılda bünyesine topladığı üyeler de bu vesileyle ilk defa biraraya gelip, geleceği tartışacaklar. Bundan sonraki iki yılın nasıl geçeceğini tartışacaklar. Bu dönemde gerçekleşecek olan referandumda ve genel seçimlerde Yeşiller’in nasıl tavır alacağını konuşacaklar. Önemli konulardan biri de Yeşiller’in, yani ekoloji ideolojisinin en kurumsal yapısının, nasıl örgütlenebileceği konusudur ki, Yeşiller üyeleri önünde duran bir labirenttir.

Yeşiller’de kongre diğer partiler gibi “kolaylıkla” gerçekleşmiyor ne yazık ki! Rotasyon ve kotalar Yeşiller’i farklı kılan özellikler. Düşünün ki; parilerin başından kalkmak bilmeyen insanlar en soldan en sağa kadar her tarafta; rotasyon ilkesi gereğince görevini devretmenin ve yeni bir görev almanın isteğini duyan Bilge Contepe bir tarafta. Yoksa zaten seçilecek kişi belli olurdu, kurullara girecekler de paylaştırılırdı gerektiği şekilde ve “olur” biterdi. Göstermelik bir kaç “bayan” da eklenirdi ve her şey hallolurdu. Fakat Yeşiller’de var olan kadın kotası ile, rotasyon ile herkes gerçek şekilde geleceğine sahip çıkabiliyor. Önler kesilmeden, laflar ağza tıkılmadan…

6 Haziran tarihi önemli. Gündemin biriktirdikleriyle daha da önemli. Nükleer tehlike bekliyor Yeşiller’in yeni kadrolarını. Türkiye’nin her yerini saran ve geri dönüşümü olmayacak zararlar veren HES’ler bekliyor. Madenler bekliyor ve o madenlerin ilk kurbanları olan madenciler bekliyor. Tabii bir de, tüm bu saydığım ve de sayamadığım sorunlarla kendi yerellerinde mücadele eden insanlara ulaşma, seslerini seslerimize karıştırma görevi bekliyor. Düşünmek lazım ki; bunlar sadece sorunların çevresel tarafı, doğayla ilgili olanı. En büyük görev de orada duruyor zaten. Yeşiller’i bir doğa sorunu partisi olmaktan, bir siyasal/toplumsal ekolojist partiye, her soruna ekolojist bir çözüm getirme görevi var ki; bu çok çetin bir mevki ve kavram mücadelesini gerektiriyor. En yakından, en uzağa…

Devam edecek…

28.05.2010

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s