Monthly Archives: Nisan 2011

Beşiktaş, Galatasaray’ı zorlanmadan aştı

Galatasaray, “derbilerin favorisi olmaz, favori takımlar genelde kaybeder” iddiasını/geyiğini boşa çıkartacak kadar kötü durumda çıktı maça. Takım kadrosu bir yana, yönetimsel olarak da ne olunacağı belli değil; bu travmanın ne kadar sürede geçeceği, kaç senede Galatasaray’ın normale döneceği de belli değil. Bu sebeplerle de Beşiktaş’ın kazanmamasının süpriz olduğu bir karşılaşma oldu bugünkü maç.

Beşiktaş’ın durumu bu kadar kötü olmasa da; gidenler, gidecekler, gelebilecek olanlar gibi sürekli bir tartışma dönüyor takımın üzerinde. Böyle bakınca seneye Galatasaray’ın tamamen, Beşiktaş’ın ise kısmen değişeceğini, bu oyuncuların da takımlarında son maçlarını oynadıkları bir gerçek. Durum bu olunca, ne kadar derbi de olsa olmuyor. Okumaya devam et

Reklamlar

2 Yorum

Filed under Spor yazıları

Asıl çılgınlık bu projeyi ortaya atmakta

Asıl çılgınlık bu açlık ve yoksulluk ortamında, bir yeri kazıp, içinden su doldurmaya ve çevresinde yeri rant alanları yaratmaya (yani zenginleri daha da zengin etmeye) milyarlarca dolar harcayacak olmaktır. Başka bir çılgınlık aramaya gerek yok. Yoksa, her şey planlanır, kaynaklar oraya aktarılır; yapılamasa da, yapılma yolunda o paralar harcanır.

Hep hoşuma gitmeyen, çocukça bir davranış olarak görmüşümdür, kendisine ya da kendisinin yaptığı bir “şeye” bazı sıfatlar koymak. Örneğin: “Ben var ya ben, çok deliyimdir!” gibi. Siz bir takım davranışları ortaya koyarsınız, birileri de size gerekirse o sıfatları verir. Kendiniz çalıp, kendiniz oynamazsınız. Tabii ki Başbakan iseniz ve arkanızda müthiş bir ekonomik güç, medya gücü varsa kendiniz çalarsınız ama oynayan tüm ülke olur. Hep birlikte oynuyoruz işte. Bugün gazeteleri açın bakın. Başbakan’ın kendi koyduğu sıfatla, yaratıcılıktan ve sorgulayıcılıktan uzak manşetler, haberler. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Taliban’ı 10 yıl geriden izleyen Türkiye

Aşağıda iki fotoğraf var. Bir tanesi Afganistan’dan. Bir Buda heykeli. Diğeri ise Türkiye’den. İnsanlık Anıtı. Farklı farklı tarihlerde, başlarına benzer olaylar geldi. Bir tanesi artık yok. Diğerinin kafası 40 cm kesildi. 2001 yılında Taliban, Buda Heykeli’ni yıktı. 2011’de AKP, İnsanlık Anıtı’nı kesiyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Beşiktaş idare etti

İstanbul Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na evsahipliği yaparken, o turda bir Konya takımı varken ve Konya’nın stadyumu da bir veledromken aslında bu maça bisikletle çıkabilirdi takımlar. İddiasız bir maç olurdu ama mesajsız bir maç olmazdı böylece. (Bir bilgi daha, Konyaspor’un göğüs reklamı ile bisiklet takımının sponsoru da aynı firma.) Konya, uygun coğrafyasıyla bir bisiklet kenti olamaz mı aslında? Evet futbol önemli bir spor ama bir başka sporda ülkenin simgesi olmayı ciddi ciddi düşünmeli şehir yetkilileri…

Maç öncesi, gerçek bir saygı duruşu gördük. Emre İncemollaoğlu’nun hayatını kaybetmesi sonucunda bu gerçekleşti. Küfürleşmelerin, hazır sessizken sesimi duyurayım diye düşünenlerin olmadığı bir saygı duruşu oldu. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları

Nükleere karşı bildiri… *

*Bu yazı, Ankara’da 23 Nisan 2011 günü yapılan Nükleer Karşıtı Yürüyüş’ün çağrı bildirisi için kaleme alınmıştır.

Tüm Dünya, Japonya’ya kilitlenmiş durumda. Gördük ki, nükleer santrallerin yarattığı tehdit başka hiçbir tehlikeyle kıyaslanamayacak kadar büyük. 11 Mart günü Japonya’da deprem oldu, radyasyon bulutları yirmi gün geçmeden tüm Dünya’yı dolaşıp, Türkiye’ye geldi. Bu da bize gösteriyor ki, nükleer enerji hiçbir sınırı tanımayan ve insanlığın karşısına dikilmiş bir tehlike. Buna rağmen bu tehlikeyi şimdi Türkiye’ye, daha sonra başka ülkere reva görenler var. Bu kıyaslanamaz ölümü bize gelişim olarak sunanlar var. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yazılar

Sokak oyunu bozdu

Hiç yokken, bir hafta içerisinde bir krizimiz oldu ve bu krizin çözüldüğünü gördük. Her şey başa döndü. Sanki olmamış gibi. Peki olmadı mı? Ölen gencin yakınlarına, yaralananlara ya da göstericilerin zarar verdiği bankalarda yahut PTTlerde olanlara soralım mı olup olmadığını? İnsanların üzerine bu kadar gidip, ilk önce suç yaratıp, sonra o suçla seçime sokmazsanız; ve zaten o seçimleri de baştan aşağıya onlar giremesin diye formüle ederseniz; bu sonuçlar ortaya çıkacaktır. Sonuç olarak ne kadar kırılgan bir zemin üzerinde durduğumuzu bize gösterdi bu hafta. Sokak gösterileri hakkını aldı. Sokak oyunu bozdu. Sokak AKP’nin oyununu bozdu. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yazılar

Maç 33 dakika sürdü

Maç öncesinden bakarsak, ilk karşılaşmayı 3-0 gibi farklı bir skorla kazanan takımın maça rahat başlaması kadar doğal bir şey olamaz. Fakat bu rahatlık her an bozulabilir bir rahatlık ki, daha dakika 5’te gelen golle ve ardından da pozisyonlarla bir anda o rahatlık yerini sıkıntıya bıraktı Beşiktaş’ta. Skoru korumaya oynayan takımların en büyük sıkıntılarından bir tanesi bu. Futbolda skoru korumaya çalışırsanız ve bunu hemen başaramazsanız kaybetmiş gibi olursunuz ama aslında kaybedilen bir durum yoktur. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları