Monthly Archives: Eylül 2011

Tribünde kadın ve çocuk: Azı güzellik, çoğu ceza

Türkiye Futbol Federasyonu, yine beklenmedik bir anda, beklenmedik bir karara imza atarak, kendi deyimleriyle, “Türk futbolunun kapıları kadın ve çocuklara açtı.” Tabii ki hemen medyada da yankı buldu bu durum ve benzer ifadelerle haberlere çıktı alınan karar. Peki bu kararı birazcık kazımaya çalışırsak, altından daha farklı görüntüler çıkar mı? Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları

SELlerle HESleri birbirine bağlayabilecek miyiz?

Doğa, neden sonuç ilişkisi içerisinde hareket ediyor. Bu da düşünerek, arkasını iyi planlayarak hareket edersek, doğa içerisinde sorunsuz bir şekilde yaşayabileceğimizi bize gösteriyor. Fakat bu basit ilişkiyi insan denen canlı her zaman kuramıyor. Kafası karışıyor insanın. Aklını çeldiren bazı unsurlar devreye giriyor. Rant giriyor, para giriyor, uluslararası ilişkiler giriyor, yaşananların kendi “arka bahçesi”nde olmayacak olması devreye giriyor. Çok var yani akıl karıştırıcılar. Sonra da bir bakıyoruz ortaya çıkan sonuçların nedenleri apaçık ortadayken ve hatta birileri bunu ısrarla söylemişken; görmesi, düşünmesi gerekenler görmemişler, düşünmemişler ve hatta görmek istememişler. “Ne olur ki?” demişler… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Beşiktaş beraberliği bile hak etmedi

Antalyaspor ile Beşiktaş arasında oynanacak karşılaşma, hemen hemen bütün yazarların bir iddiasını sınamak için yeterli veriyi verecek bize. Nedir bu iddia? Beşiktaş, Quaresma olmadan daha iyi! Bu iddianın kaynağı belli. Bursaspor maçında, 77. dakikada kırmızı kart gördükten sonra Quaresma, Beşiktaş üzerindeki tutukluğu atmıştı ve üst üste gelen gollerle de maçı kendisine çevirmişti.

Şimdi ise Quaresma tamamen yok. Böylece bu iddia gerçek mi değil mi görebileceğiz. Tabii bu noktaya gelmişken bir başka sorunun üstüne gitmek lazım. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları

Bursaspor’da beş dakikada “kafa”lar karıştı

Pazartesi kendi sahasında Ankaragücü ile oynayan Beşiktaş, perşembe de deplasmanda Bursaspor ile karşılaşıyor. Pazar bir maç daha yapacak ve sonra hafta içi Avrupa’da oynayacak. Düşünüyorum da eskiden, çok da eski değil, Avrupa maçları öncesi lig maçı ertelenirdi. Şimdi, yedi günde üç maç temposuyla gidiyoruz. Günün birinde umarım alışır oyuncular buna. Yoksa şimdi, birilerinin sürümden kazandığı bir uygulama olmaktan öteye geçmez bu yaşadıklarımız. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Spor yazıları

Kadınlar ve çocuklar: Federasyon için ceza, futbol için şenlik!

Fenerbahçe’nin tarihinin en ilginç maçlarından bir tanesi oynandı bugün. Seyircisiz oynama cezasının kısa bir süre önce, değişmesiyle geldi bu özellik. Tribünlerde sadece kadınlar ve 12 yaşından küçük kız, erkek çocuklar vardı. 16-30 yaşında, maço erkek futbol kültürünün kadınlar ve çocuklar ile imtihanı bir anlamda… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları

Türkiye sorunlarını artık tankla, destroyerle mi çözecek?

Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının ilk yıllarında, geçmişten farklı bazı yaklaşımlarda bulundu. AKP, bu yaklaşımlarla ilk defa karşılaşan ve Türkiye üzerine düşünen çoğu insanı büyülemişti. Bazıları hala aynı şekilde dolaşıyor, çok büyük bir kesimin ise aklı başına geldi denilebilir.

Dış politika konusu da bu ilk kez görülen yaklaşımlara sahne oldu. Ermenistan ile ilişkiler, Suriye ile ilişkiler, Kıbrıs konusunda yapılmaya çalışılanlar… Fakat bu durum da, diğer konular gibi çok uzun sürmedi. Aslına bakılırsa Amerika Birleşik Devletleri’nin 2003 yılında Irak’ı işgal etmesine, AKP’nin vermek istediği destek de, Türkiye’nin dış politikasında önemli olanın pek de komşular ile olan ilişkiler ya da barış temelli olmadığının ipucunu bize vermişti. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Beşiktaş’ın kafasına Ankara’nın gücü yetmedi

Türkiye’de futbol, uzun devre arası tatiller ve hava çok sıcakken başlamasıyla bilinirdi. Yazın yine kısa olmayan bir tatil olur ama tribünde oturmanın bile mümkün olmadığı anlarda maç oynanırdı. Bu sene, şike operasyonuyla birlikte bir sihirli değnek dokundu lige ve sürekli maç oynanmasına karar verildi. Bir nevi sürümden kazanacaklar işte! Bu maç da öyle bir maç. Bugün bir haftayı bitiriyoruz, yarın başka bir hafta başlıyor. Haftanın her günü maç neredeyse. Bu durumun değeri düşüreceğini tahmin edemiyorlar mı acaba? Kim haftanın her günü futbol maçı izlemek ister ki? Taraftarlar da çok istekli olmamalılar ki, Beşiktaş seyircisinin maça olan ilgisi, her zamankinden azdı. (Fakat, kulağa gelen seste bir eksiklik yok! Stadyumun ruhu ile ilgili bir “şey” olsa gerek!) Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları