Monthly Archives: Aralık 2011

Medyanın “ö” hali-2: Bugün medya öldü

Devam yazıları, genellikle iki yazı arasında çok boşluk bırakmadan yazılıyor. Böyle yazılmasının nedeni de, tahmin ettiğim kadarıyla okuyanların ilk yazı ne anlatıyordu, ne diyordu diye düşünmesini engellemek. Bu soruların yanıtlarının hemen akla gelmesini sağlamak.

Böyle olunca da 15 Kasım’da yazdığım “Medyanın “ö” hali (1)” yazısının bir anlamı kalmıyor. Fakat bu yazıyı devam ettirmek için bundan daha anlamlı bir gün, bugün yaşadıklarımızdan da daha anlamlı örnekler bulmak mümkün olmadığı için, devam etmek gerekli. Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Eyvah! Yeni bir demokrasi paketi geliyor

Son günlerde gitgide daha net görüyoruz ki üzerimize doğru bir tren geliyor! Demokrasi treni bu. Demokrasi treni tam üstümüze doğru geliyor. Kimilerini çoktan altına aldı bile…

Demokrasi treninini hatırladınız mı? Hani şu istenilen durakta inilen demokrasi trenini? Belli bir yere kadar gayet güzel gidilen, belli bir yerden sonra artık yarar değil zarar getiren treni? Tahmin edebileceğimiz gibi tren şu anda tam dolu değil. Birileri çoktan trenden inmiş durumda. Aynen söyledikleri gibi, istenilen durak geldiğinde birileri indi. Trenin adı demokrasi kaldı, görevi muhalifleri altına almak oldu. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Davalar, benzerlikler ve hukuksuzluk

Türkiye’de medyaya uzun süre konu olacak kadar geniş kesimleri ilgilendiren davalar artık başından sonuna bir olgu haline geldi. Belirli prosedürleri izliyor sanki bu davalar. Tüm davaları inceleyip, bakınca belirli benzerlikler kendisini gösteriyor.

Başlangıç olarak konu ilk önce ortaya atılıyor ve altı yavaş yavaş doldurulmaya başlanıyor. Bu noktada, daha ne oluyor, nedir acaba derken karşımıza büyük bir medya yönlendirmesi çıkıyor. “Bilgi”, “belge”, “delil” bombardımanı altında bir başlangıç yapılıyor. Bu başlangıcın etkisiyle de kamuoyu bu konuyu tartışmaya başlıyor, saflar, sonra çok değişecek de olsa, belirginleşiyor. Denklemin içine siyasetin girmesi de, doğruyu yanlışı bir tarafa itip, safları siyasi görüşe göre de şekillendirebiliyor. Ne olursa olsun burada yönlendirme başarılı oluyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Türkiye Dünya’yı yok ediyor! Haberimiz var mı?

Hemen yanıt vereyim bu soruya: Hayır haberimiz yok! Bu haberleri vermesi gerekenler için böyle bir sorun yok çünkü.

Utanmamız gereken olaylar yaşanıyor. Şu anda Güney Afrika’nın Durban kentinde utanmamız gereken olaylar yaşandı yaşanıyor. Medya olaya gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapamış şekilde yaklaştığı için, kamuoyu da çok farkında değil Durban’da ne olduğunun ve  Durban’ın öneminin. Kısaca söylemek gerekirse, şu anda Durban’da Dünya’nın, insanıyla, bitkisiyle, hayvanıyla, okyanusuyla, dağıyla, en büyük sorunu olan küresel iklim değişikliği konuşuluyor. Neden en büyük sorun? Çünkü ister yerel, ister küresel diğer bütün sorunların çözülmesi için yaşamamız lazım. Bu kadar basit. Diğer tüm sorunlar için mücadele etmek için de su içmemiz, sokağa çıkınca ölüm tehlikesi geçirmememiz gerek. Ya da beslenmemiz… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Sade Beşiktaş kazanmasını bildi

Sade bir Beşiktaş vardı sahada. Takımı bir adım yukarı çıkartan yıldızları yoktu Beşiktaş’ın. Fakat bu maç önemli bir sorunun da yanıtı oldu. Bence artık çok net. Eğer ki Quaresma formdaysa, Beşiktaş’ın ona ihtiyacı var. Fakat formda değilse, Quaresma yarardan çok zarar getiriyor. Tel Aviv maçında formda bir Quaresma’nın Beşiktaş’ı da aşan oyununu izledik. Quaresma’nın takımı durdurduğu maçları da ligin başından beri izledik. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları