Gezi Parkı (1) – Mesele sadece ne?

Mesele tabii ki sadece Gezi Parkı. Ve mesele tabii ki sadece Gezi Parkı değil. Mesele Gezi Parkı. Çünkü insanlar şehrin merkezinde yeşil alan olarak kalmış son toprak parçasının kendilerine sorulmadan bir alışveriş merkezine ve rezidansa (ya da tepkilerden çekinildikten sonra ortaya atıldığı gibi bir müze vb.) çevrilmesini istemiyorlar. Kararların bir yerlerden alındığı, o yerlere kimselerin… Read More Gezi Parkı (1) – Mesele sadece ne?

Taksim çukuruna gömülen demokrasi

Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Anayasası Madde 34 E ben de geçmişte Taksim’de miting yaptım. Ama belki yarın… Read More Taksim çukuruna gömülen demokrasi

Başkanlık sisteminin 1 Mayıs hali

Size bazı fotoğraflar göstermek istiyorum. Fotoğrafların hepsi 1 Mayıs’ta çekildi. Hepsinin nesnesi işçiler, öğrenciler, işsizler ve olanlardan habersiz şekilde şiddetle karşı karşıya kalmış kent canlıları… Öznesi ise AKP! Uzun uzun neler olduğunu anlatmaya gerek yok. 1 Mayıs kutlamak isteyen insanlara dendi ki, “Taksim Meydanı’nda çukur var. Kutlama yaparsanız buraya düşersiniz. Düşerseniz bunun sorumluluğu bize ait… Read More Başkanlık sisteminin 1 Mayıs hali

Dünya’da liderliği korumanın yolu Zonguldak’tan geçiyor

Uluslararası kuruluşlar, yılın belli dönemlerinde, belirli konularda listeler, sıralamalar yayınlıyorlar. Medya kuruluşları da doğaldır ki ilk olarak listelerde Türkiye’nin yerini arıyorlar, buluyorlar ve haber yapıyorlar. Bu listelere bakma yöntemi genelde aynı oluyor. Konu olumlu bir şeyse, örneğin sendikalı çalışan sayısı gibi, listeye sondan başlayarak bakılır ve Türkiye bulunur. “189 ülke içinde 178. sırada olan ülkemiz”… Read More Dünya’da liderliği korumanın yolu Zonguldak’tan geçiyor

Kimyasal cennet: Kaz Dağları

Şimdi düşünelim; “Kaz Dağları’nda bir köyde yaşıyoruz. Orada doğmuşuz. Hatta babamız, onun babası ve dedemizin babası da Kaz Dağları’nda doğmuş. Yaşamımızı doğadan, ekip biçerek, kazanıyoruz. Para biriktirmek, sermaye oluşturmak gibi bir derdimiz de yok. Çünkü para biriktirip, bir dağ köyüne, bir kıyı kasabasına yerleşip emekliliğin tadını çıkarmak gibi bir hayalimiz yok. Zaten o hayalin içerisinde… Read More Kimyasal cennet: Kaz Dağları

Savaşın sisi ortadan kalktığında

Türkiye 30 yıldır bir sisin altında. Toz, duman, gürültü… Kendinden başka her şeyi bastıran, kendinden başka her şeyin sesini duyulmaz yapan ve kendinden başka her şeyi kirleten bir sisin altında. Savaşın sisinin altında. Ve uzun bir süre sonra tekrar ama bu sefer daha ciddi bir şekilde bu sisin kalkma/dağıtılma ihtimali var. Savaşın, bir kaç günde… Read More Savaşın sisi ortadan kalktığında

Doğa mücadelesinde kritik eşik yaklaşıyor

Bilmem farkında mısınız son zamanlarda köylerinde, ilçelerinde, şehirlerinde doğa mücadelesi yapanların; dereleri, ormanları, havayı korumaya çalışanların gündeme gelme sıklıklarında gözle görülür bir artış var. Zaten, protesto olmayan, halk tepkisi yüzünden iptal edilmeyen bir HES ÇED toplantısı ya da bir termik santral bilgilendirme toplantısı yok gibi. Bu şekilde planlanan toplantılar halk tarafından durduruluyor, yaptırılmıyor, kayıtlara halk istemediği… Read More Doğa mücadelesinde kritik eşik yaklaşıyor

Herkes “yeşil” derken, Yeşil Hareket (2)

Geçtiğimiz günlerde 2010 yılında Avrupa Yeşil Başkenti unvanını kazanmış Stockholm’e gitme ve bir kentsel dönüşüm projesini inceleme fırsatım oldu. Türkiye’deki yaygın örneklerinin aksine bir konut alanının “soylulaştırılması” ve ranta açılması üzerinden değil, şehre uzun bir süre sanayi ve ticaret alanında hizmet vermiş bir bölgenin geleceğe taşınması üzerinden bir proje vardı ortada. Bu geleceğe taşıma da… Read More Herkes “yeşil” derken, Yeşil Hareket (2)

Şeker portakalını soymak, başucuna koymak

2013’ün nasıl geçeceği, önümüzdeki sene nelerle uğraşacağımız, henüz yılın ilk günlerinde ortaya çıktı. En azından bir doğrultu belirdi. Muhafazakarlık ve muhafazakarlığın baskısının şiddetini arttıracağı bir yıl olacak 2013. Günlük yaşamımızda büyük bir hegemonya ile karşı karşıyayız. Bu hegemonyanın içerisinden çıkan AKP ve AKP’nin yolu temizlemesiyle daha da güçlenen bu hegemonya bir sarmal halini alıp, her… Read More Şeker portakalını soymak, başucuna koymak