Tag Archives: Ankara

Bir Ankara soygunu: Doğalgaz sayaçları

Ankara’da yaşayanlar bu sabah -17 dereceye uyandılar. Günlerdir kalkmayan bir kar ve buz var yerde ve hava da daha en az dört gün boyunca sıfırın altında olacak. Hava çok soğuk ve Ankara’da kışın ısınma büyük bir gereklilik. Bir o kadar da büyük bir gider kapısı. Isınma büyük oranda doğalgaz ile gerçekleşiyor. Resmi rakamlara göre 2 milyondan fazla doğalgaz abonesi var. Hava kirliliğini önleme amacıyla kömürden, doğalgaza geçilmesi sebebiyle bu sayı bu kadar yüksek. Yani Ankara kentsel olarak doğalgaz dönüşümünü gerçekleştirmiş bir kent.

1 Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Kategorisiz, Yeşil Gazete yazıları

Ankara’nın Ekoloji Sorunları *

Ankara’nın ekoloji(k) sorunlarını ortaya koymak ve üzerinde fikir yürütmek hem kolay, hem de çok zor. Kolay çünkü malzemesi bol ve bu malzemeleri bize sunan bir yönetim tarafından uzun yıllardır yönetilmekte. Bu yönetim neredeyse her geçen gün Ankara’nın ekolojik sorunlarına yenisini ekleyecek şekilde kararlar alıyor ve ilerliyor. Fakat bir taraftan da bu sorunları konuşmak, konuşurken yeni bir fikir ortaya koymak zor. Çünkü hepimiz bu sorunların içinde yaşıyoruz ve konu ekolojik sorunlar olunca aldığımız nefesten, otobüsün penceresinden baktığımız yere kadar bu sorunlarla her an iç içeyiz.

Ankara’da yaşayan herkesin, içinde yaşadığı ekolojik sorunlara yönelik olarak bir önem sıralaması ya da onları sınıflandırması vardır. Benim de kişisel bir sınıflandırmam var. Bu sorunların sıralanmasında ise amacım yepyeni sorunlar ortaya koymak değil. Bunun olamayacağının farkındayım. Amacım okuyana/dinleyene o an için aklına gelmeyen bir sorunu da hatırlatmak. Bunun için de kısa kısa sorunlar üzerinde durmayı seçtim. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Konuşmalar

Mogan’ı bitirdik; sıra Eymir’e mi geldi?

Ankara’da bulunan göller içinde iki tanesi var ki; biri Ankara’nın son dönemde “gözde” olan bir ilçesine adını kazandırıyor; diğeri ise bir üniversitenin, ODTÜ’nün, kampüsüne ve Ankara’ya güzellik kazandırıyor.

Aslına bakılırsa iki gölün de kaderi benzer tarihlerde çizilmeye başlanmış. Kabaca 1960’ların başı olarak  söyleyebiliriz bu tarihi. 1955’te E-5 Devlet Karayolu’nun Mogan’ın yanından geçmesiyle Mogan çevresinde yapılaşma başlarken, 1960’larda ODTÜ arazisinin ağaçlandırılmasına başlanıyor ve 40 km2’lik ODTÜ arazisinin %85’ini orman haline getiren süreç başlamış oluyor. Yani bir göl ve çevresinin kaderi yol ve yapılaşmayla, diğer göl ve çevresinin kaderi ise bir üniversite ve ağaçlandırmayla çiziliyor.

moganElli yıl içerisinde bu çizgilerin nereden nereye geldiğine bakarsak bu tercihlerin sonuçlarını da en yalın şekilde görebiliriz. Mogan Gölü kirlilikle boğuşuyor ve can çekişiyor. Neredeyse her hafta Ankara’nın bir yerel basın organında ya da bir ulusal ajansta Mogan’ın ne hale geldiğine yönelik olarak bir haber, bir araştırma ya da bir “foto galeri” görmek mümkün. Türkiye çapında göllerin kuruduğunu, pislikten yanına yaklaşılamaz hale geldiğini düşünürsek, Mogan bu “olağanlıkta” haber olmak için sıranın kendisine gelmesini bekliyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Politus yazıları, Yeşil Gazete yazıları

Ankara’dan Mikronezya’ya oradan da Çek Cumhuriyetine…

İki tane haber. Bir tanesini duymayan kalmadı, diğerini ise herhalde duyan çok azdır. İlki olabildiğince yerel, Ankara‘dan. İkincisi ise çok uzaktan Mikronezya‘dan ve Çek Cumhuriyeti‘nden. Birbirleriyle alakasını kurmak gerekli bu haberlerin ve bu yerlerin. Daha

Ankara'nın ünlü 70 Gün Gölü

doğrusu alakalarını ARTIK anlamak gerekli. Çünkü birbiriyle alakalarını hayat kuruyor. İklim kuruyor.  Zaten ikinci haberi biraz inceleyince kurulmak istenen bağ da apaçık şekilde ortaya çıkıyor.

Geçen Perşembe günü, Ankara’ya birazcık fazla yağmur yağdı. Son bir kaç senesini kuraklık içerisinde geçiren Ankara’ya bir anda yağmurlar yağmaya başladı. Belki bir kaç sene de böyle gidecek. Sonra yine kuraklıklar. Ya da yazların bir olasılıkla yüksek sıcaklık ile geçmesi ile tüm bu yağmurlar boşa gidebilir. Yine zehirli sular Ankaralıların musluklarından akabilir. Kısaca, artık bir denge beklemek ya da gözlemek mümkün değil. Uçlarda ve öngörülemeyen bir iklim ile karşı karşıyayız. Öngörebildiğimiz sadece bunun böyle olacağı. Şehir sellerinin bizleri beklediğini söyleyen bilim insanları oldu. Dinleyen yöneticiler ise tabii ki olmadı. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları