Fenerbahçe tek farkla Şampiyon!

Bana kalırsa, Trabzonspor şampiyonluğu Eskişehir’de kaybetti. Büyük takımların, her ne kadar Fenerbahçe çok yakın zamanda iki kere bunu yaşamış olsa da, iş bu düzeye geldiğinde ve karşılarında motivasyon kaynağı olmayan rakibi bulduklarında şampiyonluğu kaybetmeyeceğini düşünüyorum.

Maç başlamadan önce, Trabzonsporlu futbolcuların ve taraftarların şampiyonluğu uzak bir ihtimal olarak görmeleri yüksek ihtimalli bir durum. Bir kere maçlar başlamadan önce Fenerbahçe’nin şampiyon olması normal, kaybetmesi ise süpriz. Yanlış anlamaya yer vermeden şunu da söylemek lazım: Fenerbahçe bir önceki maçın ilk yarısını 3 penaltı ile geçirmiş ve rakip, kalecisi oyundan atılarak 10 kişi kalmış. Trabzonsporlular için bu bir olumsuz motivasyon kaynağıdır. Okumaya devam et “Fenerbahçe tek farkla Şampiyon!”

Youla’dan Quaresma’ya, Beşiktaş’tan Sivas’a

Maçın enteresan bir özelliği vardı ilk bakışta. Beşiktaş’ın son zamanlarının en kötü transferlerine imza atan Rıza Çalımbay ile, son dönemin en iyi transferlerini yapmış Beşiktaş karşı karşıya geldi. Youla’dan Quaresma’ya diye açıklanabilir bu dönem. Ya da Beşiktaş’tan Sivasspor’a diye de Rıza Çalımbay’ın biyografisi yazılabilir. (Kaleci Korcan’ı da unutmamak gerek.)

İlk önce söylemek gerekir ki çok zor. Yani bir hedefi kalmamış Beşiktaş’ın, ligde kalmaya çalışan Sivasspor’un karşısına çıkması ve oyunu tamamen kazanmak üzere kurması. Quaresma’nın hevesli oyunu ve takımı öne çekmesiyle biraz biraz gerçekleştirdi Beşiktaş bunu. Okumaya devam et “Youla’dan Quaresma’ya, Beşiktaş’tan Sivas’a”