Doğa mücadelesinde kritik eşik yaklaşıyor

Bilmem farkında mısınız son zamanlarda köylerinde, ilçelerinde, şehirlerinde doğa mücadelesi yapanların; dereleri, ormanları, havayı korumaya çalışanların gündeme gelme sıklıklarında gözle görülür bir artış var. Zaten, protesto olmayan, halk tepkisi yüzünden iptal edilmeyen bir HES ÇED toplantısı ya da bir termik santral bilgilendirme toplantısı yok gibi. Bu şekilde planlanan toplantılar halk tarafından durduruluyor, yaptırılmıyor, kayıtlara halk istemediği… Read More Doğa mücadelesinde kritik eşik yaklaşıyor

Herkes “yeşil” derken, Yeşil Hareket (2)

Geçtiğimiz günlerde 2010 yılında Avrupa Yeşil Başkenti unvanını kazanmış Stockholm’e gitme ve bir kentsel dönüşüm projesini inceleme fırsatım oldu. Türkiye’deki yaygın örneklerinin aksine bir konut alanının “soylulaştırılması” ve ranta açılması üzerinden değil, şehre uzun bir süre sanayi ve ticaret alanında hizmet vermiş bir bölgenin geleceğe taşınması üzerinden bir proje vardı ortada. Bu geleceğe taşıma da… Read More Herkes “yeşil” derken, Yeşil Hareket (2)

Şeker portakalını soymak, başucuna koymak

2013’ün nasıl geçeceği, önümüzdeki sene nelerle uğraşacağımız, henüz yılın ilk günlerinde ortaya çıktı. En azından bir doğrultu belirdi. Muhafazakarlık ve muhafazakarlığın baskısının şiddetini arttıracağı bir yıl olacak 2013. Günlük yaşamımızda büyük bir hegemonya ile karşı karşıyayız. Bu hegemonyanın içerisinden çıkan AKP ve AKP’nin yolu temizlemesiyle daha da güçlenen bu hegemonya bir sarmal halini alıp, her… Read More Şeker portakalını soymak, başucuna koymak

Otoriterlik pürüz dahi kaldıramıyor

İki yılı biraz aşan bir süredir Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yargıya olan güveninin daha yüksek olduğu açık bir şekilde görülebiliyor. Bu en merkezi düzeyde kendini belli ettiği gibi, yerel düzeydeki AKP temsilcilerinin beyanatlarında ve davranışlarında da  çeşitli şekillerde ortaya çıkıyor. Fakat yine de görülüyor ki, bu yetmiyor. Yasama, yürütme ve yagı süreçleri her ne kadar… Read More Otoriterlik pürüz dahi kaldıramıyor

Yeşil/Sol

Bu Pazar, Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) ile Yeşiller Partisi (Yeşiller) üyeleri, partilerinin politik hayatlarını sonlandırdıktan sonra, önceden bu iki partiden birine üye olmayan ve Türkiye’nin çeşitli noktalarından gelen insanlarla Ankara’da buluştular. Artık yarını bugünden kurmaya başlamanın zamanının geldiği düşüncesiyle biraraya gelenler, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne (bundan sonra Yeşil/Sol olarak kullanacağım) “merhaba” dediler. Ankara’da… Read More Yeşil/Sol

Vesayetin 9 Kasım hali

Ankara’da olmayanların, hatta Ankara’da olup da Kızılay civarından geçmeyenlerin farkına bile varmayacağı bir görüntü var bugün. Bir de bunlar dışında bir grup daha var, olanların farkına varmayabilecek. Onlar da artık bu görüntülere alışanlar. Gördükleri, yaşadıkları garip gelmeyenler. Kanıksamış olanlar… Fakat, bugün Ankara’da olmasak da, Kızılay’dan geçmesek de ya da kanıksamış olsak da içimizde yaşayan bir… Read More Vesayetin 9 Kasım hali

Yeni anayasa ve devlet şiddeti

    Anayasasında, “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” yazarken; düzenlenen her yürüyüşe kimyasal gazlarla, TOMA denen zırhlı araçlarla, yani silahlarla ve saldırıyla, müdahale edilen ve meclisinde yeni “demokratik ve sivil” anayasa tartışmaları yapılan başka bir ülke tarihte görülmüş müdür araştırmak lazım. Olan bitene bakınca, insanın “Neden… Read More Yeni anayasa ve devlet şiddeti

“Yeni Bir Siyaset İçin” matematiği de aşmalıyız

Sanırım aşıyoruz. Hatta aştık bile. “Yeni Bir Siyaset İçin” sloganıyla yola çıkıldığında, sürekli tekrarladığımız bir hedef vardı. Bu oluşum, iki partinin toplamından daha fazlasını ifade etmeli. Ancak o zaman bir yere varabilir, bir çekim odağı olabilir. Sadece Yeşiller Partisi üyeleri ile, sadece Eşitlik ve Demokrasi Partisi üyelerinin oluşturacağı yeni bir partidense, bu ikisinin ortaya koyacağı siyasal… Read More “Yeni Bir Siyaset İçin” matematiği de aşmalıyız

Sonunda savaş da çıkartıyorlar

İyimser ve kötümser iki kişi arasında geçen hayali bir konuşma vardır. Özetle şu şekildedir: “Kötümser dermiş ki: “Ah ah! İşler bundan daha kötü olamaz artık!” İyimser cevaplarmış onu: “Olabilir! Olabilir! Herşey daha da kötü olabilir! Umudunu yitirme!”“ Hikayenin geçtiği yeri Türkiye yapalım. Açın TV’leri aynı bu konuşmadakine benzer bir iyimserlik göreceksiniz. Olabilecek her türlü olumsuzluğu… Read More Sonunda savaş da çıkartıyorlar