Yeni bir boğaz köprüsü trafiği rahatlatır mı?

Bu tüm zamanların ötesinde olan soruya hemen yanıt vermek mümkün. Evet, rahatlatır! Nasıl ki, ilk köprü trafiği rahatlatmışsa, ikinci köprü trafiği rahatlatmışsa bu yapılması planlanan köprü de trafiği rahatlatır. Trafik için en güzeli herhalde boğazın asfaltlanması olur ki o zaman gerçekten trafik çok rahat olur. Hem araya da bir kaç TOKİ projesi sıkıştırdık mı, birkaç… Read More Yeni bir boğaz köprüsü trafiği rahatlatır mı?

Kongre’ye dair; ekolojiyi savunmak

”En büyük görev de orada duruyor zaten. Yeşiller’i bir doğa sorunu partisi olmaktan, bir siyasal/toplumsal ekolojist partiye, her soruna ekolojist bir çözüm getirme görevi var ki; bu çok çetin bir mevki ve kavram mücadelesini gerektiriyor. En yakından, en uzağa…” Bir önceki yazımı bu şekilde bitirmiştim. Yeşiller’in 6 Haziran’da gerçekleştireceği kongreden sonra, ortaya çıkacak kurulların önündeki… Read More Kongre’ye dair; ekolojiyi savunmak

Kongre’ye dair; başlarken…

Yeşiller Partisi’nin Birinci Olağan Kongresi’ni yapmasına 10 günden az bir süre kaldı. Birinci Kongre’nin Yeşiller için önemi büyük. Bir dönemin kapanıp, başka bir dönemin açılması demek bu ki, her kongreden sonra olmayacak bir değişim bu. Bir kuşun, uçmayı öğrenmeye başlayıp, havalanması gibi. Parti ilk defa kendi kurullarını seçecek ve kurucular, kuruluş aşamasını başarıyla tamamlayıp görevlerini… Read More Kongre’ye dair; başlarken…

CmHP’ye rağmen referandumda hayır!

16 Eylül 2009’da Yeşil Gazete’de Ankara 7. Cadde ile ilgili yapılması planlanan bir referanduma yönelik bir yazı yazmıştım. Yazının başlığı “İlkel Referandumla Demokrasicilik Oyunu”ydu. Yazının ana sorusu şuydu: “Peki, bu gerçekten demokrasi mi? Demokrasi, bu mu? Referandumun en ilkel şekli olan “bir fazlaysa hepsi senin” mantığıyla demokrasi olur mu?” Bu soru hala güncelliğini devam ettiriyor,… Read More CmHP’ye rağmen referandumda hayır!

İzmir’i anlamak

İzmir’in seçimleri, İzmir’in politik tercihleri son yıllarda hiç olmadığı kadar çok konuşulmaya başlandı. Birkaç simge olayla birlikte de, gündemdeki tek konu bu oldu. Tabi burada çeşitli yanlışlıklar da yapıldı ama bu yanlışlıkların makul sebepleri de vardı. Fakat, yine de bazı konular üzerine düşünürken biraz daha ayrıntılı irdelemek gereklidir.

100 bin ermeni 1915’e yönelik bir itiraf mı?

Başbakan, Recep Tayyip Erdoğan, bir beyanat verdi. Hem de yerel bir kanala da değil; BBC gibi uluslararası bir kanala. Verdiği beyanat da tüm Dünya’nın gözünün üstünde olduğu bir konu ile ilgili olunca, her türlü etmen bir araya gelmiş oldu ve edilen söz, her yanda yankılandı. Bu açıklamalar bir beyanat olarak alınabileceğini, okunabileceğini gibi, bir itiraf… Read More 100 bin ermeni 1915’e yönelik bir itiraf mı?

Sendikalı düşmanı Kocaoğlu

Gün geçmiyor ki, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bir açıklaması yayınlanmasın. Bu açıklamaların muhatapları ve şekilleri farklı olsa da, içeriği hiç değişmiyor. Her açıklamanın altında yatan cümle, İzmir’de iş yapamıyorsak, şehir yönetilemiyorsa, bu benim suçum değil. Bu durumun suçlusu, onlar. Buradaki onlar kısmı değişiyor. Her zaman Kocaoğlu’nun işleri mükemmel yönetmesini engelleyen bir kişi, bir… Read More Sendikalı düşmanı Kocaoğlu

Başbakanlık nerede biter, diktatörlük nerede başlar

Gerçekten mükemmel bir ülke burası… Her şeyiyle. Bir önceki yazımda biraz değinmeye çalıştığım gibi, her tartışma programında aynı kavramlar var. Demokrasi! Özgürlük! Eşitlik! Birlik! Kardeşlik! Herkes birbirini daha az demokrat olmakla suçluyor. Gören duyan da birbirlerini ileri itiyorlar sanacak. Daha iyiye, daha iyiye… “Haydi, bak, x partisi %40 kadın kotası getirmiş, biz daha iyisini yapmalıyız,… Read More Başbakanlık nerede biter, diktatörlük nerede başlar