Sendikalı düşmanı Kocaoğlu

Gün geçmiyor ki, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bir açıklaması yayınlanmasın. Bu açıklamaların muhatapları ve şekilleri farklı olsa da, içeriği hiç değişmiyor. Her açıklamanın altında yatan cümle, İzmir’de iş yapamıyorsak, şehir yönetilemiyorsa, bu benim suçum değil. Bu durumun suçlusu, onlar. Buradaki onlar kısmı değişiyor. Her zaman Kocaoğlu’nun işleri mükemmel yönetmesini engelleyen bir kişi, bir grup, bir kurum mevcut. Her zaman başkaları suçlu… Her zaman, birileri Aziz Kocaoğlu’na düşman. Vali, Kocaoğlu’nun dostu değil. Kamu İhale Kurumu dostu değil. Uyumlu çalışmayan, onu engelleyen, her toplantısında tartışma çıkmasına neden olan Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları da dost değil. Bornova ilçe kongresinde “şalgam mı adam mı?” olduklarını gösterdiğini iddia ettiği CHP’liler hiç değil. İl Genel Meclisi’nde %56 oy almış bir belediye başkanını eleştirme cesareti gösteren meclis üyeleri değil. Her gün, metro çalışması nedeniyle evlerine zar zor ulaşan, yolları kapanan halk da değil.

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi, Aziz Kocaoğlu bu sefer de şehri yönetememesinin sebebi olarak sendikalı işçileri göstermiş. Yorum yapmadan, Kocaoğlu’nun söylediklerini aktaralım. Kocaoğlu, konuşmasını 120 belediye başkanının katıldığı, Belediye Mevzuatı Bilgilendirme Toplantısı’nda yapmış. Neler demiş peki?

* Belediye başkanının söylememesi gereken bir konu ama inancımı sizlerle paylaşmak istiyorum: Bu da emekteki, işteki, ücretteki çifte standarttır.

* Bana göre, Türkiye Cumhuriyeti gibi bir memlekette taşeron firmalar kurulmamalıdır. Bu ilk çağa gitmek demektir. […] Öbür taraftan bakıyorsunuz, belediye şirketlerinde istihdam ettiğimiz arkadaşlar sendikalaşarak aynı iş için taşeron işçinin 5-6 misli ücret alıyor.

* Dünya’nın hiçbir gelişmiş ülkesinde de aynı işi yapan kişilere bir yerde 600 lira, bir yerde 3 bin lira verilmez. Verilirse, sistem çöker.

* Ben ilk günden bugüne, taşeronlaşmaya karşıyım. Ama, beni engelleyen, ayağıma pranga vuran sendikalardır. 2 bine yakın taşeron işçimi belediyeye aldım ama pişmanım. Ücretler arasında 6 misli fark olmaz. Kıdem tazminatını, asgari ücreti nasıl devlet belirliyorsa, tabanını belirlediği gibi tavanını da belirlesin.

* Taşeron firma da işçi çalıştırmaya karşıyım. Öbür taraftan da belediye şirketlerinde istihdam ettiğimiz arkadaşlar sendikalaşarak gerçekten zaptolmaz hale geliyor.

* Hedefim, sıfır taşeron işçidir. Beni engelleyen ve ayağıma pranga vuran da sendikalardır. 2 bine yakın taşeron işçiyi belediyeye aldım, pişmanım.

Kocaoğlu’nun sözleri bu şekilde devam ediyor. Buradan sendikalı işçilere seslenmek istiyorum: Çözün Aziz Kocaoğlu’nun prangalarını! Şehri yönetsin! Şehre hizmet yapsın. Bakın sizin yüzünüzden olmuyormuş işler!!

İnanılır gibi değil, değil mi? Bunu söyleyen, bir sosyal demokrat partinin, sosyal demokrat olduğu iddia edilen bir şehrinin belediye başkanı. Aziz Kocaoğlu, oturuyor ve diyor ki; bir çalışan 600 lira alıyor, diğeri ondan fazla alıyor. Bu eşitsizliktir. Ne yapmalı? Ne yapmalı? Bu eşitsizliği nasıl gidereceğiz? Sonra da çözüyor eşitsizliği. Herkes 600 alırsa, sorun kalmaz. Yoksullukta eşitlik sağlanırsa, işler yürür.

Nasıl bir sendikalı işçi düşmanlığı bu? Belediye şirketlerinde istihdam ettiği arkadaşları, utanmadan sıkılmadan sendikalaşıyormuş ve zaptolmaz hale geliyorlarmış. Bunlar grev falan da yaparlar Kocaoğlu! Önlem almak lazım. Ama grev AKP karşıtıysa belediye çalışanlarına işe gelmeyin diye haber yollanır, hak isteği içinse de tehdit edilirler. Değil mi?

Sefalette eşitliği savunan, sendikaları kendisine engel olarak gören bir belediye başkanı. Söylediklerinin bir bölümünde taşeronlaşmayı yerden yere vuruyor, ilk çağ uygulaması olarak niteliyor. Pişman olduğunu söylüyor. Bu ilk çağ uygulamasını İzmir’de yaygın şekilde uygulamaktan pişman. Kölelik ile eş tuttuğu taşeronlaşmayı gerçekleştirdiği için pişman. Ama bir sorun neden yapıyor? Hak arayan sendikalar!

En güzel söz ise, sona saklanmış. “Hedefim, sıfır taşeron işçidir. Beni engelleyen ve ayağıma pranga vuran da sendikalardır.” Hedef, sıfır taşeron işçi… Hedef sıfır sendikalı işçi… En düşüğünü de, en yükseğini de kendisinin belirlediği ücretler. Kimsenin eleştirmediği bir makam. İzmirliler iki kere şanssız. Başbakan, tüm Türkiye’yi bu ilkelerle yönetmek istiyor. Belediye Başkanı, İzmir’i bu ilkelerle yönetmek istiyor. Kocaoğlu, yakında bütün belediye işçilerini 4-C’ye geçirirse hiç şaşırmayın.

13.03.2010

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s