Category Archives: Cumhuriyet yazıları

Çözüm dışarıdan destekli restorasyon hükumeti (mi?) *

kılıçdaroğlu-bahçeli-demirtaşBüyük bir caddede kırmızı ışıkta beklerken bile sağınızdan, solunuzdan birkaç koalisyon ihtimalini ve seçim analizini duyabildiğiniz şu sıcak günlerde seçim üzerine yazı yazmak hem gündemi gerçek anlamda yakalamak anlamına geliyor; hem de sesinizin analiz bombardımanı arasında kaybolup gitmesi ihtimalini taşıyor. Gerçekten de herkes seçim konuşuyor. Sokakta, otobüste, dolmuşta, televizyonlarda, markette… Her yerde olanlara yönelik tepkiler ve geleceğe yönelik düşünceler sıralanıyor.

O kadar çok ihtimal ve o ihtimallerden kaynaklanan iyi ve kötü yanlar var ki Türkiye 13 yıldır çalıştırmadığı bir organını çalıştırır gibi seçim, demokrasi ve siyaset konuşuyor. Siyasetin kendisi üzerine düşünmenin bir demokrasi aracı olduğunu hatırlıyor. Gerçekten de seçim Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yenilgisiyle ve Halkların Demokratik Partisi’nin barajı geçmesiyle sonuçlandıktan sonra aklıma gelen senaryoları not ettim ve şu anda elimde seçime dair söylenebilecek on taneye yakın ihtimal var. Erdoğan’ın seçime aktif olarak dâhil olmasıyla birlikte seçim yenilgisine de dâhil olması sebebiyle halkın güvensizliğini görüp istifa etmesi gibi fazla “idealist” bir senaryo da bunların içinde; AKP’nin koalisyon ortağı olabileceği senaryolar da… Yani aslında herkesin aklında olan, kırmızı ışıkta ya da kısa bir yolculukta duyabileceğiniz ihtimaller ile TV’lerde ya da gazetelerde yorum yapan “uzmanların” söyledikleri arasında hem çok fark yok, hem de yeni bir söz yok.

O zaman yapılması gereken tek şey kalıyor bundan sonra. O da şu soruya yanıt vermek: Peki en iyi ihtimal ile mantıklı ihtimalin buluştuğu noktada karşımıza ne çıkacak? Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Cumhuriyet yazıları, Yeşil Gazete yazıları

21 Mart’tan 7 Haziran’a bakmak *

Nobelist yazar Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” adlı kitabındaki bir sayfa, neredeyse tüm romanın özeti gibidir. Pamuk, bir sayfa içinde tüm romanın olay akışını okuyucuya sunar ve bunu da ustaca yaptığından romanın genel gidişatı da bozulmadan devam eder. Siz bu ustalığı ancak kitabın sonuna geldiğinizde fark edersiniz. 21 Mart günü yaşananlara 7 Haziran gecesinden baktığımızda da muhtemeldir ki, biz de böyle bir anı yaşadığımızı fark edeceğiz. 21 Mart günü ardı ardına gerçekleşen olaylar, 7 Haziran’a kadar geçecek olan 70 kadar günün nasıl geçeceğini bize bir günde sundu. Seçim sürecinin hızlı ve sıkıştırılmış bir suretini gösterdi. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Cumhuriyet yazıları, Yeşil Gazete yazıları

7 Haziran doğanın son seçimi olabilir *

Türkiye’de gündelik hayatta ve siyasette yaşananları karamsar şekilde değerlendirenlerin neredeyse ortak kanısı 7 Haziran 2015’te gerçekleşecek olan seçimler, Türkiye’nin parlamenter demokraside yaşadığı son seçimleri olacak. Daha karamsarlar ise Türkiye’de, belirsiz bir zamana kadar yapılacak olan son seçimin önümüzdeki olduğunu iddia ediyorlar ve bu iddialarını yaşananlarla destekliyorlar. Çok haksız da sayılmazlar. Rusya ve Mısır arasında gidip gelen demokrasi düzeyimiz artık yazılı kuralların da gözetilmediği bir döneme girdi. Bir taraftan da seçimler var ve bu seçimler gitgide olan bitenin aklaması haline getiriliyor. En temel kuralların bile hiçe sayılmasının kaynağı sandığa bağlanıyor. Belki de içinde yaşadığımız bu düzeni en iyi anlatan kavramı Nilgün Cerrahoğlu 12 Mart günkü yazısının başlığında kullanmış: Demokratörlük.

Fakat öyle bir konu var ki, karamsarların haklı olabileceği ve hatta daha da karamsar olmamızı gerektirecek kritik bir noktada. Bu seçim Türkiye’de doğanın son seçimi olabilir. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Cumhuriyet yazıları, Yeşil Gazete yazıları