Aşı tuttu: Kârlar hızla yükseliyor
Türkiye’de ve Dünya’da domuz gribi ve domuz gribi aşısının çevresinde dönen tartışmalar devam ederken, aşının ilk faydasının şirketlere dokunduğu ve aşının hiç olmazsa kârlar adına tuttuğu anlaşılmakta.
Türkiye’de ve Dünya’da domuz gribi ve domuz gribi aşısının çevresinde dönen tartışmalar devam ederken, aşının ilk faydasının şirketlere dokunduğu ve aşının hiç olmazsa kârlar adına tuttuğu anlaşılmakta.
Domuz gribi vakasında önemli bir nokta bu çarşamba (28 Ekim 2009) gerçekleşecek. Ülkece aşılama seferberliğimiz başlayacak. Bir şekliyle aslında “alın verin ekonomiye can verin” sloganının hayat bulmasına tanık olacağız. Bir yandan da baktığımızda bu ekonomiye can verme hadisesi çok önceden gerçekleşmiş durumda. 40 milyon doz aşının alındığı söyleniyor. Bunun yanında ise test sonuçlarının salı günü… Read More Kapitalizm grip olmuş, Bakanlık aşılayacak
Türkiye’nin belki de temelleri 100 yıldan da öteye dayanan demokrasi, çok seslilik ve farklı olana tahammülsüzlük problemleri son 25 yılda da kendisini sıcak çatışma olarak gösteriyor. Bu ve bunun benzeri gibi kavramların yarattığı sorunlar bu ülkenin milletlerinden, bir millet yaratmaya çalışıp, bir halk yaratmaya çalışılmamasının bize kalan tarihi mirası. Farklı milletlerden bir millet yaratılma isteği,… Read More Barış ihtimali ve Yeşiller’in duruşu
Bugün 28 Eylül. Yani bireysel silahsızlanma günü. 2009 yılında bireysel silahsızlanmadan toplumsal halde silahlanmaya geçtiğimiz bir dönemde önemli ve üzerinde durulması gereken bir gün. Öyle ki, bireysel silahlanma, son sekiz yılda %358 oranında artmış durumda. Her üç evden birinde silahın olduğu ve bu silahların 4’te 3’ünün de kayıt dışı olduğu bir ülke Türkiye. Toplumsal olarak… Read More Toplumsal silahlanma
Bu işte o sürekli söz edilen devletin şevkatli kolları ve kendinden olmadığını düşündüğü vatandaşına karşı davranışı: “Yargıtay’ın içtihat niteliğindeki bu kararına göre, kalabalığın silah ya da bıçağa sahip olmadığı, taşlı saldırıda bulunduğu olaylarda, benzer bir korku ve telaş yaşayan güvenlik görevlisinin açtığı öldürücü ateş ceza nedeni sayılmayacak.” (Kaynak) Ve kararın gerekçesinden bir alıntı: “Ölüme yönelik… Read More “Telaşlandım, Öldürdüm” “Suçsuzsun!”
Bir çok isim… Bu isimlerin tek ortak noktası, onlarla ilgili verilen haberlerde bazı kelimelerin aynı olması. Mesela çocuk, mesela mahkeme, mesela ceza… Aslına bakılırsa ilk iki isim, medyanın çok üzerinde durduğu ve neredeyse en ince ayrıntısına kadar önümüze serdiği olayların failleri. Şiddetin pornografisini yaparcasına ayrıntılara inen, sanki mağdurdan yanaymış gibi yapıp mağduriyeti kâra çevirmeye çalışan… Read More Garipoğlu, Üzmez, CB, EG, HY, NM, ST, VS …
Bilindiği ve son günlerde yoğun olarak konuşulduğu gibi Ankara’nın Bahçelievler semtinde bir referandum gerçekleşecek. Referandumun öne çıkan konusu ise 7. Cadde olarak bilinen ve bir caddeden çok çevresiyle bir bölgeyi kapsayan alanda içki içilip içilmeyeceği. Aslında buradan daha bu işin acayiplikleri başlıyor. Çünkü 7. Cadde zaten her türlü mekânın bulunduğu ve tüm Ankaralılar için çekim… Read More İlkel referandumla demokrasicilik oyunu
Dünyaca ünlü İtalyan yazar ve düşünür Umberto Eco’nun, Silvio Berlusconi ve Berlusconi özelinden İtalya’daki basın özgürlüğünü tartıştığı bir yazısı geçenlerde Radikal Gazetesi’nde çıktı. (Radikal, 7 Eylül) Eco, yazısında “Tarih kişisel güç ve çıkarları peşinde koşarken parlamento ve anayasaları hiçe sayan, dalkavuklarını kayıran, kendi arzularını toplumun iyiliğineymiş gibi sunan, karizmatik ve maceracı adamlarla dolu. Ama bu… Read More Eco, Topbaş ve Sel: Ah şu İtalyanlar..
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “Zafer Haftası” nedeniyle 25 Ağustos’ta bir açıklama yaptı. (Açıklamanın tümü için http://www.tsk.tr internet adresine bakılabilir.) Açıklamanın genel olarak yapıldığı konu üstüne olması beklenirken, çok basın açıklaması ve basına açık toplantı yapmasından, kendisi de dâhil, herkesin şikâyet ettiği İlker Başbuğ, bu açıklamayı gündeme yönelik mesajlar bütününe dönüştürmüş.