Tag Archives: Adalet

Sol bir ekoloji: Neden gerekli?

İnsanların hayatlarına dokunan iki büyük sorun var. Bu sorunlara çözüm gelsin diye sokaklar doluyor, bu sorunlardan insanlar bıktıkları için isyan ediyorlar. İlki ekolojik krizin canlılara dayattığı sorunlar, ikincisi ise insanların, insanlara dayattığı paylaşım ve adalet sorunları. Kısacası insanın doğayı sömürmesinin ortaya çıkardığı sorunlar ve insanın insanı sömürmesinin ortaya çıkardığı sorunlar.

21. Yüzyıl’ın yaşanabilir bir yüzyıl olması ve belki de 22. Yüzyıl’ın yaşanan, üzerinde insan yaşamı olan bir Dünya!, bir yüzyıl olabilmesi için bu sorunlara yanıtlar ortaya konmalı. İşte sol bir ekoloji bunun için gerekli. Çünkü yaşadığın kadar, nasıl yaşadığın da önemli ve bu uğurda verilmiş büyük bir mücadele tarihi var. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

21. Yüzyıl’ın dayattığı yanıt: Sol bir ekoloji!

2012 yılında Dünya’ya baktığımızda insanların hayatlarına dokunan iki büyük sorun görüyoruz. Bir tanesi, tüm diğerlerinin önüne geçen ve Dünya’nın varlık ya da yokluk mücadelesi haline gelen ekolojik kriz! İkincisi ise, yüzyıllardır devam eden ekonomik paylaşım ve adalet mücadelesi! Yani bir tanesi yaşamak ya da yok olmak sorunu; bir tanesi ise nasıl yaşanacağını sorunu.

Dünya’nın kaynaklarının sonsuz olduğunun, doğanın kendini yenileme kapasitesinin ise sınırsız olduğunun düşünüldüğü bir Dünya’da ekolojik krizden söz etmek mümkün değildi. O zaman tüm dikkatler nasıl yaşanacağı mücadelesine çevrilebilirdi, yıllarca da çevrildi zaten. Fakat artık bu mümkün değil. Sadece bir noktaya odaklanmak ve ayağımızın altındaki yaşamın kayıp gittiğini görmemek 2012’de bize siyasal ve daha da önemlisi yaşamsal olarak doğru yanıtlar vermiyor. Gelinen nokta bize şunu gösterdi ki; nasıl yaşanacağımızı tartışmaktan önce Dünya’da hayatın bitmesi ile karşı karşıyayız. Buna çözüm ararken de, ekonomik paylaşım ve adalet mücadelesini gözardı edemeyiz.   Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Dink cinayetinde bir “alışılmış” şok daha

Görüldüğü gibi. Ne başka bir kişi, ne de telefon(!) Sadece beyaz bereli tek bir çocuk(!)

Hrant Dink cinayeti öncesiyle ve sonrasıyla Türkiye’nin bir fotoğrafı gibi. Her yeni bilgi kırıntısı insanı şoka sokacak kadar büyük etki yapabiliyor. Dink’in öldürülmesine karar verilmesinden, şu geldiğimiz güne kadar Türkiye’de kaç kere öldürüldü adalet? Ve kaç kere adaletin öldürülmekten başka seçeneği olmadığı gösterildi bize?

Türkiye’de bir takım olguların değişmeyeceği ve hep de kötü gideceği inancı, bize bizzat hayatı iyileştirmesi gereken (ya da en azından teorik olarak bir takım düşünürlerin ve oldukça fazla düşünmeyenlerin inancıyla böyle olan) kurumlar tarafından pompalanıyor. “Ne yaparsanız yapın, değişmeyecek. Gün gelecek en mantıksız bahanelerin arkasına sığınıp, sizin taleplerinizi geri çevireceğiz ve gıkınızı çıkartamayacaksınız! Çünkü biz güce sahibiz!” Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Türkiye’den neden bir Barcelona çıkmaz?

Pazar sabahından beri, Türkiye şike ve teşvik skandalı ile uğraşıyor. Arada sanırım bakanlar kurulu açıklandı; AKP, CHP ve BDP’yi TBMM’ye girmeleri konusunda 15 Temmuz’u göstererek tehdit etti ama o iki parti laflarının arkasında durunca geri adım attı. Herhalde diyorum çünkü bunlar tali olaylar olarak kaldı gündemde. Esas konumuz belli: Futbol. Bu yüzden de 15 Temmuz denildiğinde de TBMM itişmesinin son tarihi değil, Avrupa Kupaları’nda oynayacak takımların bildirilmesinin son tarihi akla geliyor. Futbol, gündemi oyun dışına atıyor. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Spor yazıları

Sıra kimde? Bu sefer adalette mi?

Bugün 13 Nisan. Sıradan bir gün sayılabilir. Büyük ihtimalle Türkiye’nin geniş kesimleri kendi hayat mücadelesini konuşarak geçirecek bu günü. Dar bir kesim, milletvekili listeleri üzerine konuşarak geçirecektir gününü. Urfa ilginç mesela ya da CHP konuşulabilir. Fakat bugünü özel yapan bir olay var. Bir dava görülmeye başlanılacak bugün. Resmi ismi “Devrimci Karargah Davası”. Davası görülecek kişiler 21 Eylül’den beridir tutuklu. Onları yazılarından takip edebiliyoruz sadece. Davanın halka yayılan adı ise, bence, “Sıra Kimde” davası. Bir de kelepçe olmuş soru işareti.

21 Ocak günü bir yazı yazmıştım. İsmi “Bir gün herkes terör suçlamasını tadacaktır” şeklindeydi. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Yazılar