Tag Archives: Atatürk Orman Çiftliği

Haftanın Tortusu (26 Ocak – 1 Şubat)

1470985898_cdb231c9ef1-300x194* Metal işçisi greve çıktı, hükümet 12 Eylül’e sarıldı. * Çevre Dostu olmak, TBMM’ye “pahalıya” patladı. * SYRIZA’nın Yeşil bakanlı koalisyonu kuruldu. * Türkiye’nin havası ölümcül derecede kirli. * Nükleer atık gerçeği, santralden önce geldi. Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Ankara’nın Ekoloji Sorunları *

Ankara’nın ekoloji(k) sorunlarını ortaya koymak ve üzerinde fikir yürütmek hem kolay, hem de çok zor. Kolay çünkü malzemesi bol ve bu malzemeleri bize sunan bir yönetim tarafından uzun yıllardır yönetilmekte. Bu yönetim neredeyse her geçen gün Ankara’nın ekolojik sorunlarına yenisini ekleyecek şekilde kararlar alıyor ve ilerliyor. Fakat bir taraftan da bu sorunları konuşmak, konuşurken yeni bir fikir ortaya koymak zor. Çünkü hepimiz bu sorunların içinde yaşıyoruz ve konu ekolojik sorunlar olunca aldığımız nefesten, otobüsün penceresinden baktığımız yere kadar bu sorunlarla her an iç içeyiz.

Ankara’da yaşayan herkesin, içinde yaşadığı ekolojik sorunlara yönelik olarak bir önem sıralaması ya da onları sınıflandırması vardır. Benim de kişisel bir sınıflandırmam var. Bu sorunların sıralanmasında ise amacım yepyeni sorunlar ortaya koymak değil. Bunun olamayacağının farkındayım. Amacım okuyana/dinleyene o an için aklına gelmeyen bir sorunu da hatırlatmak. Bunun için de kısa kısa sorunlar üzerinde durmayı seçtim. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Konuşmalar

Seçim: Osmanlıca öğretmek ya da Türkçe’nin ömrünü uzatmak

1-5WQJRCdznpeMuW4ohTB6vgAtatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine yapılan ve çiftliğin doğasını yok eden Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın içiyle ve maliyetiyle ilgili tartışmalar yükseldikçe Türkiye’nin gündemi bir başka hızlı değişir oldu. Cumhurbaşkanı tarafından Amerika’nın keşfinden, kadın erkek eşitliğine kadar hemen hemen her konuda, boş bulunan her dakika fikir beyan edildi ve böylece zihinler bastırılmaya çalışıldı. Kaç liraya mal edildiği açıklanamayan saray tartışması hep geri planda bırakılmak istendi.

Bu karartmanın bir devlet politikası haline geldiğini ise 19. Milli Eğitim Şurası sırasında gördük. Gündem değiştirme görevi Şura’da yer alan bir sendikaya verilmiş gibiydi. Sendika da görevini gerektiği gibi yaptı ve o günden beri Şura’da alınan tavsiye kararlarını konuşuyoruz. Bu kararlardan biri de zorunlu Osmanlıca dersi. Aslında kararlar tavsiye kararı ve bir bağlayıcılığı yok ama Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde herhangi bir yetkisi olmayan Cumhurbaşkanı da “İsteseniz de, istemeseniz de Osmanlıca öğretilecek ve öğrenilecek” dediğine göre; bu kadar yetkisiz ve bağlayıcılığı olmayan bir ortamdan bir dayatma çıkacağı kesin gibi. O yüzden bu konu üzerinde durmakta fayda var.

Öncelikle Osmanlıca ne? Osmanlıca ölmüş bir dil. Farklı bir alfabe ve farklı bir dil. O alfabede şu anda o dili kullanan yok. O dili başka bir alfabede kullanan yok. Tarihi bir figür. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

En kalitesiz havasıyla “Bozkırdan Yeşile Ankara”

byaSeçimler yaklaştıkça adaylar yapacaklarını, zaten başkan olup tekrar görev almak isteyenler ise yaptıklarını ve yapacaklarını anlatmanın telaşına düştü. Yeni adayların yapacakları arasında bazı konuların inandırıcı gelmemesi normal, belki de işin doğasında. Peki halihazırda görevinin başında olan birinin yaptığını söylediği icraatların inandırıcı gelmemesi normal midir?

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, seçime yönelik propagandasının bir bölümünü de çevreye, yeşile ayırmış. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları