CHP ve BDP seçmeni adına konuşan AKP’liler

Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Ortalığın toz duman olması dün başladı, bugün hala devam ediyor. Haber kanallarının ve gazetelerin ilk sayfalarının, tek konusu bu. Tabii ki herkes tarafına göre yorum yapıyor. Bir bölümünün en büyük argümanı ise Cumhuriyet Halk Partisi ile Barış ve Demokrasi Partisi’nin “huzuru” bozduğu, sağduyulu olmak yerine “solduyulu” davrandıkları. Burada da kendilerine bir şahit bulmuşlar. Millet! Ve onun “iradesi”. Sanki seçilip TBMM’ye giremeyenler ve seçilip vekilliği düşürülenler başka bir şeyin iradesiyle seçilmiş gibi. Okumaya devam et “CHP ve BDP seçmeni adına konuşan AKP’liler”

Mağdurların empatisi demokrasi mücadelesine dönüşür mü?

12 Haziran gecesi seçim sonuçları bittikten sonra, hemen itirazlar gerçekleşti. Yeniden sayımlar yapıldı. Tüm bunların sonucunda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin vekil sayısı 325 olmuştu. Dün resmi sonuçlar açıklandı ve AKP’nin vekil sayısını 327 olarak gördük. Yani, son düdük çalmadan, her şey değişebiliyormuş. Türkiye’de artık alışmamız gereken bir durum bu. Yemin töreni olmadan, çeşitli zorlamalarla bu sayı daha da değişebilir bakarsınız.

Sakin bir ülkede, sadece ve sadece Hatip Dicle olayı, ortalığı karıştırmaya yeterdi ve artardı. Bu Hatip Dicle hakkında verilen ikinci karar ve ilki doğru da olsa yanlış da olsa bu karar yanlış. Ne doğru yanlışla düzeltilir, ne de yanlış tekrar bir yanlışla düzeltilir. Vekillik mazbatasını almış bir kişinin Yüksek Seçim Kurulu ile bağı kopmalıyken, YSK’nın geçmiş kararı “düzeltmeye” çalışması yanlışın ta kendisidir. Bu yanlış da “nereye gidiyoruz?” sorusu üzerine derin tartışmalar yaratmak için yeterliydi. Dicle’nin mensubu olduğı BDP’nin bağımsızları TBMM’ye girmeyeceklerini ve yemin etmeyeceklerini 35 vekil olarak ifade ettiler. Bu bir ilk olacak ve o kadar düşünülmemiş bir durum ki bu, yazılı olarak ne olacağı hiçbir yerde yok. Okumaya devam et “Mağdurların empatisi demokrasi mücadelesine dönüşür mü?”

Seçime doğru – emek, demokrasi ve özgürlük bloğu

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu adayları seçime giren bağımsız adaylarlar arasında, üzerinde konuşulan adaylara sahip tek grup. Bunda seçilme ciddiliğine sahip olmaları etkin tabii ki.  Seçim sonrasında mecliste, kendisini solda gören iki parti grubundan biri olacak, bu bloğun oluşturacağı BDP grubu. Bu çeşit bir blok hali, benzer bileşenlerle hemen hemen her seçimde oluşuyor. Geçen seçim Bin Umut adıyla oluşmuştu, daha önce de başka isimlerle. Belediye seçimlerinde de bu tip bir birlik oluşmuştu.

Bu seçim de, her seçim olduğu gibi Blok için zor geçiyor, zor başladı ve zor bitecek. Adayları engellenmeye çalışıldı, Türkiye’nin belli bölgelerinde zaten adayları yok. Adaylarının olduğu bazı şehirlerde de önlerine engeler çıkartılıyor. Zaman zaman adaylar çıkıp anlatıyorlar zaten bu durumları. Demokrasi adına, sadece bu durum bile yeterli. Fakat, barajın, barajdan sonra bağımsız adaylara getirilen çok yüksek aday olma ücretinin BDP’ye karşı konduğunu düşünürsek, demokrasinin durumu daha da ortaya çıkar. Dikkat ederseniz YSK’nın aldığı karar ve daha sonra sokağın o kararı yırtıp atmasına değinmedim bile. BDP ve geleneği  önüne konacak engellerle düzenleniyor siyaset kanunları bir nevi.

Okumaya devam et “Seçime doğru – emek, demokrasi ve özgürlük bloğu”