Etiket arşivi: CHP

Yeşil Adaylar

Filozoflar bugüne kadar Dünya’yı sadece çeşitli biçimlerde 

yorumlamakla yetindiler; 

oysa önemli olan onu değiştirmekti.

Karl Marx

Türkiye’de Yeşil Hareket’in ayak bastığı ve doğal olarak da basması gereken sosyolojik taban, kentlilerdir. Kırsal bölgelerde bu hareketin takipçisi olanlarların da genelde “kentten bir kaçış” sonucu orada olduklarını görürüz. Bu sosyolojik tabanın, siyasal olarak kendisine temsilci olarak seçtiği iki parti var: CHP ve HDP. Yani, Yeşil Hareket’e katılabilecek, oy verebilecek ya da en azından sempati duyabilecek kesimlerin siyasal olarak tercih ettikleri iki parti bunlardır.


Kötü aday seçimleri ile gelen umutsuzluk

Mart 2019 Yerel Seçimleri’ne bugünden ve bu tabanın gözüyle baktığımızda bir karmaşanın hâkim olduğunu görmek mümkün. CHP açısından 24 Haziran 2018’den gelen; HDP için ise çok daha öncesinde başlayan bir karmaşa bugün seçmenlerin oy verme davranışlarını etkiler hale gelmiş durumda. Şimdiye kadar partilerine oy veren ve “o parti dışındakilere oy vermeyi AKP’ye oy vermek” olan gören seçmenlerin önemli bir bölümü sandığa gitmemeyi düşünüyor. Yılların umut ve adanmışlığı yerini umutsuz bir yılgınlığa bırakmış durumda. Okumaya devam et

Reklamlar

21 Mart’tan 7 Haziran’a bakmak *

Nobelist yazar Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” adlı kitabındaki bir sayfa, neredeyse tüm romanın özeti gibidir. Pamuk, bir sayfa içinde tüm romanın olay akışını okuyucuya sunar ve bunu da ustaca yaptığından romanın genel gidişatı da bozulmadan devam eder. Siz bu ustalığı ancak kitabın sonuna geldiğinizde fark edersiniz. 21 Mart günü yaşananlara 7 Haziran gecesinden baktığımızda da muhtemeldir ki, biz de böyle bir anı yaşadığımızı fark edeceğiz. 21 Mart günü ardı ardına gerçekleşen olaylar, 7 Haziran’a kadar geçecek olan 70 kadar günün nasıl geçeceğini bize bir günde sundu. Seçim sürecinin hızlı ve sıkıştırılmış bir suretini gösterdi. Okumaya devam et

Haftanın tortusu

18 yıl geciken barikat. Yakmak serbest, anmak yasak! 50 kilo ile serbest, 11.4 gram ile intihara sürüklendi! Hopa’da gazeteciler kamu görevlisi, Ankara’da öğrenciler örgüt “delisi” Yemin krizi ve gidişatı! Şike ile spor tüm gündemi kapladı!Yeşiller Partisi üçüncü yaşını doldurdu! Okumaya devam et

Seçimden sonra – Doğa mücadelesi ve yeşiller partisi

Seçim sonuçlarına bakıp, her yapı bir kazanç öyküsü çıkartabilir kendisine. AKP de, CHP de, MHP de ve tabiii ki bağımsızlar da… Fakat ufak partiler ve doğa mücadelesi verenler açısından bakarsak durum hiç böyle sayılmaz. O açıdan bakıldığında ortada bir kazanç öyküsü yok. Ufacık bile olsa… Sonuçlar, doğa mücadelesi verenler ve küçük partiler için hiç de olumlu sonuçlar vermeyince, bu ikisinin kesişimindeki Yeşiller Partisi için de durum bu şekilde oluyor tabii ki.

2001 seçimleri itibariyle, siyasal ortam sol partileri seçime giremeyecek kadar küçültmüşken (ya da büyüyemiyorken); sağ partilerin ikisi hariç hepsini de geçmişin sol partileri gibi dalga geçilen %1 oyun altına düşürdü. Sadece Saadet Partisi, %1’in biraz üstüne çıkabildi. Zaten genel rakamlara bakınca durumun vahameti iyice ortaya çıkıyor. Okumaya devam et

Seçimden sonra – Hegemonya ile mücadele

Büyük bir hegemonya ile karşı karşıyayız. Bu kelime önemli. Lütfen akıldan çıkartmayalım. Bu hegemonyanın araçlarının bir bölümü zaten çok uzun zamandır bu konumda. Bir bölümü de daha yeni yeni bu duruma araç oluyor. Sonuç olarak üçüncü dönemini kazanmış bir iktidarın hegemonyasını araçlarla dayatması çok da anormal değil.

Seçim sonuçları, teknolojinin de yardımıyla daha o gün belli oldu ve ilan edildi. Bu da üzerinde hemen o gece net yorumlar yapma şansını herkese verdi. Peki yapılan yorumlar, bu durumun hakkını verecek kadar net mi? Hayır! Ya da şu şekilde söyleyelim: Bu sonuçlara bakarak, bu yorumlar yapılabiliyorsa hegemonyanın etkisi çok büyük boyutta demektir ve bununla da artık mücadele etmek, mücadelenin dozunu yükseltmek gerekmektedir. Çünkü bu kadar yanlış bilgi ve yorum karşısında doğru durmaya çalışmak yorucu ve zordur. Doğru ya aranmıyor ya da kimilerinin zihninden çoktan çekip gitmiş demektir. Okumaya devam et

Seçime doğru – son…

Seçim zamanı artık geldi çattı. Kim yüzde kaç oy alacak, kim kaç vekil çıkartacak çok kısa bir süre sonra öğreneceğiz. Bu hengame de bitecek. Partiler son mitinglerini yapıyorlar, yapacaklar. Yarın TRT‘de liderler ve parti temsilcileri konuşacak (ben yine LDP ve TKP‘yi bekliyorum) ve yasaklar devreye girecek.

Pazar günü yasaklar kalktıktan sonra TV’lerde, yasaklar kalkmadan da sosyal medyada sonuçlar yavaş yavaş açıklanacak. Yasaklar olmadığına göre şimdi her şeyi söylemek serbest.

Tahminler çeşitli. Kesin olan bazı şeyler var ama onları da zaten herkes defalarca tekrarladı. Benim ilgimi çeken başka bir durum bu seçimde. Ve onlarla da bitirmeyi planlıyorum bu uzun seriyi. (Bu yazıyla birlikte toplam 8 yazı olacak.)

Bu seçim propaganda dönemi bize şunu gösterdi ki, Türkiye, çok partili döneminde hiç bu kadar adaletsiz bir propaganda dönemi yaşamadı, seçim sonuçlarına göre de ya bir daha yaşamayacak, ya da 4 sene sonra daha da adil olmayan bir seçim bizi bekleyecek. Okumaya devam et

Seçime doğru – cumhuriyet halk partisi (1*)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri için en kritik partilerden biri. Zaten sonuç olarak Meclis’te grup kuracak olan dört partiden de biri. Büyük bir değişim geçirdikleri açık. Günlük koşturma içerisinde bu görülmese de, zaman dilimlerinden parçalarla baktığımızda bu değişimi net olarak görüyoruz ve bu değişimin karşılığının ne kadarının bu seçimde alınabileceği de merak edilen nokta.

CHP’nin geçen seçimle, bu seçim arasında yaşadığı en büyük değişiklik tabii ki, Genel Başkan değişikliği. Deniz Baykal’ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi CHP’nin yaşadığı en büyük değişiklik. (Yeri gelmişken burada, anlamadığım bir noktayı da söylemem gerekir. Baykal’ın istifa etmesiyle sonuçlanan süreç, kimliği belirsiz bir adresten değil, habervaktim adlı yaptığı haberlerle hükümet yanlısı ve muhalefet düşmanı bir çizgi izleyen bir siteden başlamıştı. Aradan bu kadar kısa bir süre geçmesine rağmen, nasıl bir medya hokus pokusuyla iş AKP’ye karşı siyasetin dizayn edilmesine çevrildi? Tabii ki AKP Genel Başkanı’nın hem bu olayı, hem de MHP kasetlerini nasıl bir silah olarak kullandığını da unutmamak gerek.) Okumaya devam et