Tag Archives: HES

7 Haziran doğanın son seçimi olabilir *

Türkiye’de gündelik hayatta ve siyasette yaşananları karamsar şekilde değerlendirenlerin neredeyse ortak kanısı 7 Haziran 2015’te gerçekleşecek olan seçimler, Türkiye’nin parlamenter demokraside yaşadığı son seçimleri olacak. Daha karamsarlar ise Türkiye’de, belirsiz bir zamana kadar yapılacak olan son seçimin önümüzdeki olduğunu iddia ediyorlar ve bu iddialarını yaşananlarla destekliyorlar. Çok haksız da sayılmazlar. Rusya ve Mısır arasında gidip gelen demokrasi düzeyimiz artık yazılı kuralların da gözetilmediği bir döneme girdi. Bir taraftan da seçimler var ve bu seçimler gitgide olan bitenin aklaması haline getiriliyor. En temel kuralların bile hiçe sayılmasının kaynağı sandığa bağlanıyor. Belki de içinde yaşadığımız bu düzeni en iyi anlatan kavramı Nilgün Cerrahoğlu 12 Mart günkü yazısının başlığında kullanmış: Demokratörlük.

Fakat öyle bir konu var ki, karamsarların haklı olabileceği ve hatta daha da karamsar olmamızı gerektirecek kritik bir noktada. Bu seçim Türkiye’de doğanın son seçimi olabilir. Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Cumhuriyet yazıları, Yeşil Gazete yazıları

Küresel Yeşil mücadele

Ekran Resmi 2014-11-12 14.10.43Yırca’da Kolin adlı şirketin çevreden toplayıp üniforma giydirdiği insanlarla birlikte köylülere saldırarak 85 yıllık 6000 zeytin ağacını kesmesinden sonra internette bir fotoğraf dolaşıma girdi. Fotoğraf gerçekten çok etkileyiciydi. Başında beyaz bir tülbent, üzerinde ise kırmızı bir hırka olan köylü kadın, dalları çevresine düşmüş bir zeytin ağacının gövdesine sarılıp, ağacı koruyamadığı için acı çekiyordu. Belki çocuklarına vermediği ilgiyi verdiği ağacın zarar görmesine üzülüyordu. Arkasında da üniformalı kişiler kadına bakıyorlardı. Belli ki o ağacı o hale getirenler ve kadına bu acıyı tattıranlar arkadakilerdi. Fakat Yırca’daki katliamdan sonra hızla yayılan bu fotoğraf Yırca’dan değildi. 2010 yılında İsrail’de çekilmişti. Tamamen 2014 Yırcasını anlatan bir fotoğraf olduğu için sahiplenildi, paylaşıldı. Demek ki ortada bir benzerlik var. Olanlar benzer, olanlara karşı mağdurların tepkileri benzer, olanların insanlarda oluşturduğu his benzer. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Doğa mücadelesinde kritik eşik yaklaşıyor

tc3bcrkiyenin-korunan-doc49fa-alanlarc4b1-haritasc4b1-2012

Korunan Alanlar

Bilmem farkında mısınız son zamanlarda köylerinde, ilçelerinde, şehirlerinde doğa mücadelesi yapanların; dereleri, ormanları, havayı korumaya çalışanların gündeme gelme sıklıklarında gözle görülür bir artış var. Zaten, protesto olmayan, halk tepkisi yüzünden iptal edilmeyen bir HES ÇED toplantısı ya da bir termik santral bilgilendirme toplantısı yok gibi. Bu şekilde planlanan toplantılar halk tarafından durduruluyor, yaptırılmıyor, kayıtlara halk istemediği için yapılamamıştır şeklinde geçiyor. Görünen o ki artık medya da bu yaşananlara gözlerini kapatamıyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Yağmuru Bile: Türkü yine aynı türkü, sazlarda tel değişti. Yumruk yine o yumruk, bir varsa el değişti

Güney Amerika yerlileri ile oraya sonradan gelen beyazların mücadeleleri… Önce İspanyol askerleri ile altın için, şimdi ise çokuluslu şirketler ile su için. Fakat yüzyıllardır aynı yönde, aynı tarzda, belki birazcık daha çağdaş…

Bu bir sinema yazısı değil aslında. Bu bir filmin anlattığı ve hatırlattığı mücadeleler üzerine yazılmış bir yazı. Altınları için, suları için ve ellerinde değerli ne varsa alınmış; öldürülmüş, yakılmış bir halktan özür dileyen Yağmuru Bile/Even The Rain/Tambien la Lluvia hakkında yazılmış bir yazı.

Filmin nasıl ilerleyeceği ve bittiğinde bırakmak istediği düşünce aslında ta başından belli oluyor. Ünlü tarihçi Howard Zinn’e ithaf edilerek başlayan bir film nasıl olabilir ki? Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Sinema yazıları

Eyvah! Yeni bir demokrasi paketi geliyor

Son günlerde gitgide daha net görüyoruz ki üzerimize doğru bir tren geliyor! Demokrasi treni bu. Demokrasi treni tam üstümüze doğru geliyor. Kimilerini çoktan altına aldı bile…

Demokrasi treninini hatırladınız mı? Hani şu istenilen durakta inilen demokrasi trenini? Belli bir yere kadar gayet güzel gidilen, belli bir yerden sonra artık yarar değil zarar getiren treni? Tahmin edebileceğimiz gibi tren şu anda tam dolu değil. Birileri çoktan trenden inmiş durumda. Aynen söyledikleri gibi, istenilen durak geldiğinde birileri indi. Trenin adı demokrasi kaldı, görevi muhalifleri altına almak oldu. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

SELlerle HESleri birbirine bağlayabilecek miyiz?

Doğa, neden sonuç ilişkisi içerisinde hareket ediyor. Bu da düşünerek, arkasını iyi planlayarak hareket edersek, doğa içerisinde sorunsuz bir şekilde yaşayabileceğimizi bize gösteriyor. Fakat bu basit ilişkiyi insan denen canlı her zaman kuramıyor. Kafası karışıyor insanın. Aklını çeldiren bazı unsurlar devreye giriyor. Rant giriyor, para giriyor, uluslararası ilişkiler giriyor, yaşananların kendi “arka bahçesi”nde olmayacak olması devreye giriyor. Çok var yani akıl karıştırıcılar. Sonra da bir bakıyoruz ortaya çıkan sonuçların nedenleri apaçık ortadayken ve hatta birileri bunu ısrarla söylemişken; görmesi, düşünmesi gerekenler görmemişler, düşünmemişler ve hatta görmek istememişler. “Ne olur ki?” demişler… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Öldürün o köylüleri!!

Evet! Öldürün o köylüleri! Şimdi yaptığınız gibi yavaş yavaş değil ama! Gerze’de, yaşadıkları ormanlara yapılacak termik santrali istemeyen, istememekle kalmayıp, yaptırmayan kölüleri öldürün! Onlara destek vermeye çalışan çevrecileri, ekolojistleri, yeşilleri de öldürün! Ra-hat-la-yın!! Çünkü bu sefer de olmadı! Bu sefer de olmadıysa, ancak öldürerek olur! Hayattan geri adım atacak değiller ya!

Madem doğayı öldürmek için yola çıktınız, maden bunu yapmak için kararlısınız, madem bir sondaj makinasını ormana sokmak için orman yakacak kadar gözünüz karardı, bunu da yaparsınız! Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları