Etiket arşivi: Hrant Dink Cinayeti

Demokrasi mi? Otoriterleşme mi?

Türkiye’ye baktığımızda bu sorular, yani demokrasi mi, otoriterleşme mi soruları bir seçenekten öteye, bir durumun ve bir idealin sunumu olarak karşımıza çıkıyor. Yoksa Türkiye’nin içinde bulunduğu duruma bakıp Türkiye demokratikleşiyor demek pek mümkün değil. Türkiye otoriterleşiyor, hem de hızla otoriterleşiyor. Türkiyenin önüne koyması gereken ideal ise tabii ki demokratikleşme.

Günden güne nelerin suç sayılmaya başlandığına, nelerin ceza almak için yeterli göründüğüne ve nelerin normalleştiğine bakmak Türkiye’nin otoriterleştiğine ikna olmak için yeter de artar. Yetmez ise, mail kutunuzu ya da muhalefet etme cesaretini hala gösterebilen gazetelere bir bakın. Arka arkaya iki, üç günün boş olmadığını göreceksiniz. Mutlaka bir adliyenin önündeki basın açıklamasına davet gelmiştir. Bir tutuklama için protestoya davet gelmiştir. Davadan, davaya koşturmak ve baskılara karşı sokağa çıkmak dışında bir zamanınız kalmayabilir eğer tüm davetlere giderseniz. İdeali talep etme şöyle dursun, gelen otoriterleşme darbelerine karşı çıkma zamanınız bile kalmayabilir. Okumaya devam et

Dink cinayetinde bir “alışılmış” şok daha

Görüldüğü gibi. Ne başka bir kişi, ne de telefon(!) Sadece beyaz bereli tek bir çocuk(!)

Hrant Dink cinayeti öncesiyle ve sonrasıyla Türkiye’nin bir fotoğrafı gibi. Her yeni bilgi kırıntısı insanı şoka sokacak kadar büyük etki yapabiliyor. Dink’in öldürülmesine karar verilmesinden, şu geldiğimiz güne kadar Türkiye’de kaç kere öldürüldü adalet? Ve kaç kere adaletin öldürülmekten başka seçeneği olmadığı gösterildi bize?

Türkiye’de bir takım olguların değişmeyeceği ve hep de kötü gideceği inancı, bize bizzat hayatı iyileştirmesi gereken (ya da en azından teorik olarak bir takım düşünürlerin ve oldukça fazla düşünmeyenlerin inancıyla böyle olan) kurumlar tarafından pompalanıyor. “Ne yaparsanız yapın, değişmeyecek. Gün gelecek en mantıksız bahanelerin arkasına sığınıp, sizin taleplerinizi geri çevireceğiz ve gıkınızı çıkartamayacaksınız! Çünkü biz güce sahibiz!” Okumaya devam et