Tag Archives: Recep Tayyip Erdoğan

Ülke yanarken vezir derdine düşmek

Severler… Sevdikleri için Osmanlı tarihinden başlayalım. 1876 Anayasası 29 yıl askıda bırakıldıktan sonra 24 Temmuz 1908’de İkinci Meşrutiyet ilan edilir. İkinci Meşrutiyet, 1920 yılında Vahdettin tarafından Meclis tasfiye edilinceye kadar yürürlükte kalır. Peki nedir en basit olarak İkinci Meşrutiyet? Padişahın yetkilerinin sembolik düzeye indirildiği, bir takım değişikliklerle bu toprakların ilk defa parlamenter sistemi yaşadığı bir dönemdir. Parlamentonun güçlendiği ve halkın iradesinin siyasi hayata yansıtılmaya çalışıldığı bir dönemdir. Döndük dolaştık, 1908’den 108 yıl sonra Anayasa’yı askıya alanların kahraman olduğu, “Padişahın” yetkilerinin olabildiğince arttırılmaya çalışıldığı ve parlamenter sistemin sembolikleştirilmeye çalışıldığı bir döneme geldik.

davutoglu-erdogan-binali-2108 yıl önce aştığımız bir noktaya geri döndük dönmesine de, bu kadar lüksümüz var mı? Ülke yanarken, hatta Dünya yanarken Türkiye şu anda bir sarayiçi iktidar mücadelesinden başka bir şey konuşamıyor; her konu mutlaka ve mutlaka bu iktidar mücadelesinin bir aracına dönüştürülüyor. 80 milyon kişinin kaderi, bu yönetememe fakat iktidar mücadelesinin gölgesinde idare etme haline teslim edilebilir mi? Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Haftanın Tortusu (9 Mart – 15 Mart)

1470985898_cdb231c9ef1-300x194* Hakan Fidan’ın aktif siyaset yaşamı 1 ay sürdü. * Kabataş yalanı ve Sabah Gazetesi’nin photoshop komikliği. * Berkin Elvan anıldı, polis otomatik silah çekti. * Ekonomi Zirvesi ve Erdoğan’ın yalnızlığı. * “Erol Büyükburç’un ölümü düşündürücü!” * Erdoğan bu kantarın bu yükü çekemeyeceğini 12 yıl sonra anladı! Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Haftanın Tortusu (9 Şubat – 15 Şubat)

1470985898_cdb231c9ef1-300x194* İsviçre’de gizli hesaplar ortaya saçıldı. Meğerse ne zenginmişiz! * Bürokratlar dokunulmazlığa hücum etti, AKP’ye koştu. * Sır küpü çatladı, AKP içi mücadele ortaya çıktı. * Laik ve Bilimsel Eğitim İçin Boykot gündemi belirledi. * Özgecan Aslan… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Haftanın Tortusu (2 Şubat – 8 Şubat)

1470985898_cdb231c9ef1-300x194* Cumhurbaşkanı Erdoğan iktidar için oy istedi. Kimse şaşırmadı! * TMSF, Bank Asya’ya el koydu, şubelerde kuyruk oldu. * Gezi Parkı’nda çadır yakanlar da suçsuz bulundu. * İç güvenlik paketi geliyor, sokaklar daha tehlikeli olacak. * Büyük Alevi Mitingi’nde laik ve bilimsel eğitim isteği. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

24 Nisan’da Çanakkale’de kutlama yapmak mı?

resizeCumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 15 Ocak’ta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında değindiği bir çok konu içerisinden bir tanesi 2015 yılı içerisinde Türkiye tarihinin şekillenmesi açısından oldukça güçlü bir öneme sahip. Tam olarak şu cümlelerle yansıdı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri resmi siteye: “Bu yılın bir diğer önemli adımının da 24 Nisan’ın Çanakkale Savaşları’nın yüzüncü yılı olduğun işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 Nisan’da da dünyada birçok devlet ve hükümet başkanlarına davet çıkardık. Ama hassasiyetimiz, özellikle İlham Aliyev kardeşimle beraber inşallah 24 Nisan’da Çanakkale’de beraber olacağız” dedi.”

Nasıl yani?

24 Nisan ile Çanakkale Savaşı’nın ne alakası var? Anmanın bir çok devlet ve hükumet başkanı ile beraber yapılması değerli fakat neden özellikle İlham Aliyev? Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Seçim: Osmanlıca öğretmek ya da Türkçe’nin ömrünü uzatmak

1-5WQJRCdznpeMuW4ohTB6vgAtatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine yapılan ve çiftliğin doğasını yok eden Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın içiyle ve maliyetiyle ilgili tartışmalar yükseldikçe Türkiye’nin gündemi bir başka hızlı değişir oldu. Cumhurbaşkanı tarafından Amerika’nın keşfinden, kadın erkek eşitliğine kadar hemen hemen her konuda, boş bulunan her dakika fikir beyan edildi ve böylece zihinler bastırılmaya çalışıldı. Kaç liraya mal edildiği açıklanamayan saray tartışması hep geri planda bırakılmak istendi.

Bu karartmanın bir devlet politikası haline geldiğini ise 19. Milli Eğitim Şurası sırasında gördük. Gündem değiştirme görevi Şura’da yer alan bir sendikaya verilmiş gibiydi. Sendika da görevini gerektiği gibi yaptı ve o günden beri Şura’da alınan tavsiye kararlarını konuşuyoruz. Bu kararlardan biri de zorunlu Osmanlıca dersi. Aslında kararlar tavsiye kararı ve bir bağlayıcılığı yok ama Milli Eğitim Bakanlığı üzerinde herhangi bir yetkisi olmayan Cumhurbaşkanı da “İsteseniz de, istemeseniz de Osmanlıca öğretilecek ve öğrenilecek” dediğine göre; bu kadar yetkisiz ve bağlayıcılığı olmayan bir ortamdan bir dayatma çıkacağı kesin gibi. O yüzden bu konu üzerinde durmakta fayda var.

Öncelikle Osmanlıca ne? Osmanlıca ölmüş bir dil. Farklı bir alfabe ve farklı bir dil. O alfabede şu anda o dili kullanan yok. O dili başka bir alfabede kullanan yok. Tarihi bir figür. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Soma, Yırca, Ermenek: Madende ölmemek için zeytin dalına tutunmak*

Ekran Resmi 2014-11-07 17.18.36Ermenek’te meydana gelen katliamdan sonra gelenekselleşmiş ilk gün ziyaretini yapan Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisinin de o bölgenin bir insanı olduğunu, o bölgenin sıkıntılarını bildiğini ifade ettikten sonra Toroslar’da yaşanan işsizliğe, orada ekmek parası kazanmanın zorluğuna değinen ve madenlerin o bölgede işsizliğe çare olarak görülebileceği anlamına gelen cümlelerle konuşmasını sürdürmüştü.

Soma’da meydana gelen katliamdan sonra pek bilinmeyen, belki de merak edilmeyen, bir gerçek ortaya çıktı. Soma, sadece kendi ilçesinin değil, çevredeki ilçelerin de gelir kapısı haline gelmiş bir ilçeydi. Soma’da açılan madenlerin çukuru sadece Soma’dan değil, bir çok çevre ilçeden de madenciyi içine çekip, üzerlerine kapanmıştı. Bu ilçelerden bir tanesi olan Kınık’a, Kütahya’ya ya da olayın merkezi Soma’ya öldürülen madencilerin köylerine gidildiğinde benzer cümleler duyuluyordu. Hepsinin altında da aynı anlam vardı. Madene gidenlerin başka çareleri yoktu ve borçları vardı. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları