Referandum ışığında: Yetmeyen ne? Nelere evet?

Güzel bir slogan var: “Yetmez ama Evet” diye. Güzel ama olguyu tam olarak açıklamaktan uzak, olguyu gölgeliyor. Yapılan değişikliklerin hepsi iyi ama daha değiştirilmesi gereken maddeler varmış gibi bir anlam taşıyor, ilk akılda bıraktığı etkinin tam tersine. Oradaki “ama” zayıflatmıyor aslında içeriği, güçlendiriyor. Peki gerçekten hepsi iyi mi?  Üstüne “yetmez, daha! daha! diyecek bir çizgiye mi sahip? O şekilde düşünmek zorundasınız. “Bu değişikliklerin içinde bizi geriye götürecek maddeler de var” diye düşünüp, o maddelere hayır diyelim, “yetmez ama evet”lere evet diyelim? deseniz olmuyor. Ya hepsine evet diyeceğiz, ya da bir kaç iyi maddeye de evet diyemeyeceğiz.

O zaman bir bakalım acaba şimdiye kadar, Yetmeyen Ne? Nelere Evet?

Ergenekon’un içinden çıkılamaz bir çorbaya çevrilmesine ve derin devletin bu şekilde perdelenecek olmasına; Yetmez ama Evet!

Mümkün olan her yere, doğanın “d”sini düşünmeden hidroelektrik santraller yapılmasına; Yetmez ama Evet!

Seçimle gelenin her konuya hakim olmasının, tüm kuvvetleri belirleyecek olmasının adının demokrasi olmasına; Yetmez ama Evet!

Toplumsal mutabakat ya da toplumsal bir tartışma olmadan tek partinin Anayasa’yı değiştirmesine Dünya’da başka örneği olmamasına rağmen; Yetmez ama Evet!

Nükleer Santral’in yıllardır süren muhalefete rağmen kurulacak olmasına, bir diğerinin de yolda olmasına; Yetmez ama Evet!

Hrant Dink cinayetinin sorumlularına, ortada olmalarına rağmen dokunulamamasına, cinayetin bir boyutunu ortaya koyan gazetecilere cinayetten daha fazla ceza istenmesine; Yetmez ama Evet!

İşsizlik oranının sürekli düşmesine rağmen, işsiz sayısının artmasına; Yetmez ama Evet!

Rekor büyümeye rağmen, görünen büyümenin sadece yoksullukta olmasına; Yetmez ama Evet!

Tekel İşçileri’nin direndiği 4/C’nin ve benzeri kölelik düzenlemelerinin yaygınlaşmasına, iş güvencesi olmadan çalışabilmenin bile nimet olmasına; Yetmez ama Evet!

Yıllardır ortaya çıkan yolsuzlukların üzerine gidilmemesine, sıvı yumurta yüklü gemiciklere; Yetmez ama Evet!

Silahla çözülemeyeceği her geçen gün ortada olan Kürt Sorunu’na; demokrasi dedikten sonra durup durup çözüm diye paramiliter gücün gösterilmesine; Yetmez ama Evet!

Halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarının tutuklanmasına, tutuklu kişilerin kelepçeli fotoğraflarının servis edilmesine; Yetmez ama Evet!

Ulaşıma çözüm olarak daha çok karayolu, daha çok karayolu demeye; Yetmez ama Evet!

Pitbull cinsi köpeklerden başlayarak bir canlı türünü yok etmeye, insan dışında her canlıya ülkeyi zehir etmeye; Yetmez ama Evet!

İnternet sansürüne ve bu sansürü artık Diyanet’in ve polisin yapabilecek olmasına; Yetmez ama Evet!

12 Eylül Anayasası’nın bugüne kadar 15 kere değiştirilmesine ve bu değişikliklerin 7 tanesinin de AKP tarafından yapılmasına rağmen, yeni bir Anayasa yapılmasına hala sıra gelmemesine, bu değişikliğin ilk diye sunulmasına; Yetmez ama Evet!

YÖK’ün ve benzeri kurulların daha önce şikayet edilen özelliklerinin farklı ellerde aynen devam ettirilmesine, silahlara karşı muhalefetin silah ele geçinceye kadar olmasına; Yetmez ama Evet!

53 bin civarında engelli kadrosunun kamuda boş beklemesine rağmen, ayrımcılığın Anayasa değişikliği ile giderilecek olacağını düşünmeye; Yetmez ama Evet!

GDO tekelleri ülkeye girsin diye defalarca değiştirilen yönetmeliklere; Yetmez ama Evet!

3. Köprüye, yetmezse 4. Köprüye, yetmezse 5. Köprüye……. ; Yetmez ama Evet!

Maden arama, çıkarma adıyla doğanın tahrip edilmesine, insan yaşamının zarar görmesine; Yetmez ama Evet!

%10’luk seçim barajının “ama ya tek başına iktidara gelemezsek?” diyerek korunmasına; Yetmez ama Evet!

Dokunulmazlıkların, düşünce özgürlüğünü koruyaracak şekilde sınırlandırılmamasına; Yetmez ama Evet!

Kentsel dönüşüm adıyla kentin yoksul kesimlerinin zenginler için steril hale getirilmesine ve bunun önündeki engellerin kaldırılmasına; Yetmez ama Evet!

İletişimin her türlüsünün dinlenmesine ya da halkın “dinleniyormuş” gibi kendi kendisinin gardiyanı olmasına; Yetmez ama Evet!

Tersanelerde, madenlerde, fabrikalarda, kot kumlama tezgahlarında işçilerin ölmesine, bir türlü önlem alınamamasına; Yetmez ama Evet!

Çocukların yaşlarını kaç kere katlayan cezalar almasına; Yetmez ama Evet!

Hasankeyf’in sular altında kalmasına, karşı çıkanların hain ilan edilmesine; Yetmez ama Evet!

Allah’ın Efe Boz’a uzun ömür biçmemesi yüzünden, kafasına düşen lavabonun hiç sorumlusu olmamasına; Yetmez ama Evet!

Tüm bunların baş sorumlularının demokrasinin yıldızı olarak ortaya konmasına ve bu zihniyetin daha da sınır tanımaz olmasına; Yetmez ama Evet!

18.07.2010

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s