Savunan Fenerbahçe kazandı

Maçın sonunda sevinen takımı kazanan Yıldırım Demirören oldu!

Maçın sonunda sevinen takımı kazanan Yıldırım Demirören oldu!

Türkiye’de Play-Off’un doğal adayı olan üç takıma karşı Beşiktaş’ın enteresan bir üstünlüğü var. Enteresan çünkü, sahada olan üstünlük ile tabelada ortaya çıkan pek aynı değil. Örneğin, ilk yarıda oynanan Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor maçlarından Beşiktaş toplam 5 puan çıkardı. İki beraberlik ve bir galibiyet. Fakat oyun olarak berabere kaldığı Fenerbahçe ve Galatasaray’a karşı da oyun olarak çok üstündü.

İkinci yarıya geldiğimizde ise, bu üstünlük ile kazanamama durumu, yerini üstünlük ile puan alamama durumuna bıraktı. Buradan maça geçebiliriz. Maçta, goller dışında Fenerbahçe’nin kaçırdığı kesin bir gol pozisyonu yok. Buna karşın, Beşiktaş’ın özellikle Ernst ile doğrudan pozisyonları ve daha maçın başında Holosko’nun pas tercihi ile yitip giden pozisyonları mevcut. Sow’un attığı golün benzerini Beşiktaş iki kere atabilirdi. Caner ile Holosko’nun farkı sebebiyle atamadı diyebiliriz.

Maçın istatistikleri de bize bir takım veriler verebilir. Örneğin Fenerbahçe’nin 4 kornerine karşı, Beşiktaş’ın korner sayısı 10. Kaleye atılan şut sayısında da bu kadar fark olmasa da Beşiktaş’ın üstünlüğü mevcut. Bir de istatistiklerde görünmeyen bir kısım var ki, o da ikinci yarıda tamamen ortaya çıktı. Neredeyse bir hentbol hücumunda gibi geçti tüm ikinci yarı. Fenerbahçe’nin kalesinin önüne yığılmış bir oyun vardı.

Böyle baktığımızda tabii ki Beşiktaş cephesinden akla bazı sorular geliyor. Örneğin Beşiktaş’ın neden ısrarla rotasyon yapmadığı sorusu bu maç sonunda mutlaka sorulmalı. İlk 11’inden 6 eksikle çıkılan bir maçta, evet konsantrasyon olarak üst düzey bir maçtı, böyle oynayabiliyorsa takım, o zaman o eksik oyuncular üzerinde bu kadar durmanın ve onları yıpratmanın bir anlamı var mı? Holosko, Edu gibi yetenek konusunda çok kısıtlı oyuncular ile oynarken oldu bir de bu. Örneğin Tanju Kayhan’ın sağ bekteki başarısından neden biz Hilbert sakatlanmadan önce haberdar değildik? Geçen haftaya kadar toplam 70 dakika oynamış bir oyuncuydu Tanju. Ya da Mustafa Pektemek? Daha hiç görünmeyen oyuncuları saymak gereksiz bile. Veli Kavlak ve Tanju Kaygan ile gelen Burak Kaplan’ın adı bile geçmiyor. Şaibeli bir para transferi hikayesinin konusu olmuş Portekizli orta saha oyuncusunu da hiç göremedi taraftarlar. Durum böyleyken ve altı eksikle iyi bir oyun ortaya koydu Beşiktaş.

Fenerbahçe’ye gelirsek kadro olarak ideal bir 11 ile çıktı Fenerbahçe fakat zaman geçtikçe o idealin “sakatlar” üzerine kurulduğu anlaşıldı. İki oyuncusu sakatlıkları dayanılmayacak bir boyuta gelince oyundan çıktılar. Bir de bu ikilinin üstüne etkisiz bir Alex ve attığı boş kaleye gol dışında sahada dolanıp duran Moussa Sow eklenince Fenerbahçe’nin ikinci yarıdaki mahkum oyunu daha bir mantıklı ve nedenli geliyor. Reto Ziegler’in, Joseph Yobo’nun ve Cristian Baroni’in iyi oyunları da Fenerbahçe’nin savunurken nasıl kazandığını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, Lig bittiğinde oluşacak puan durumunda Fenerbahçe, Beşiktaş’ın üç puan önüne geçti bu maç sonucunda.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Spor yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s