Haftanın Tortusu (16 Şubat – 22 Şubat)

1470985898_cdb231c9ef1-300x194* Türkiye’nin güvenlik yasası TBMM’de tekme tokat geçiyor. * Kar topu cinayeti… Zihniyetinizden kan sızıyor. * Kar yağdı; İstanbul iptal, Kadir Abi kayıp oldu. * 10 işçiyi öldürdüler ve serbest kaldılar. * Sümeyye Erdoğan’a suikast komedisine sadece hukuk inandı. * İç Güvenlik Yasası’nın kilidi: HDP-MHP çatışması. * IŞİD’den türbe kaçırma ile dökülen Osmanlıcılık pulları 

* Türkiye’nin güvenlik yasası TBMM’de tekme tokat geçiyor. Gündem açısından oldukça doyurucu bir haftayı geride bıraktık. Gündem olması ve etkileri açısından en önemli olay İç Güvenlik Yasası’nın TBMM’ye getirilmesiydi kuşkusuz. Ülkeyi bir diktatörlük düzeyine düşürecek olan bu yasanın topluma nasıl bir gömlek biçeceği ise görüşmelerin gerçekleşme şeklinden bile belli olmaya başladı. Yasa TBMM’ye gelir gelmez AKP’nin büyük bir şiddet ve demokrasi karşıtlığı gösterisine dönüştü oturumlar. Akla gelebilecek her şekilde muhalif vekiller yaralandı. Yasanın isminin daha sonra içinde özgürlük geçen bir kelimeyle değiştirilmesi gibi şiddet konusunda baş rolü oynamış vekilin sözleri de kafaların nasıl çalıştığını gösterir nitelikte: “Kavgacı değilim Tuncel’i ittim, Kürkçü’ye 4-5 yumruk salladım, CHP’lilere tokmağı refleksle salladım.”

Bu yasayı destekleyenleri nasıl bir geleceğin beklediğini de bu hafta içinde gördük. İzmir’de oynanan Altay-Göztepe maçı sonrasında taraftarlar ile polis arasında çıkan olaylara çok yakından tanık olan ve polisi destekleyen vatandaşların polisten küfrü yediği video aslında onların geleceğinin de 28 saniyelik kısa bir özeti. Bu şiddet ve kötü muamele er ya da geç herkesi vuracak.

* Kar topu cinayeti… Zihniyetinizden kan sızıyor. Nuh Köklü… Bir kent aktivisti, bir gazeteci… Mahalle esnafını korumak için AVM’lere karşı da duruyor, demokrasi için İç Güvenlik Yasası’na karşı da… Sabah kedilere vermek için mama aldığı bir esnaf tarafından, akşam kar topu camını kirlettiği için öldürülüyor. Türkiye’de artık net bir konu beliriyor. Türkiye’de bir zihniyet savaşı yaşanıyor ve bunun sonuçlarını gitgide daha sık yaşıyoruz. Nuh Köklü de bu savaşta verdiğimiz kayıplardan biri.

* Kar yağdı; İstanbul iptal, Kadir Abi kayıp oldu. Küresel Isınma’nın etkileri yüzünden uç hava olaylarını daha sık yaşıyacağımız bir gerçek. Küresel Isınma’nın bir olgu olarak durdurulması için elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Bunun yanında durdurana kadar da bir uyum politikamız olmalı ve kentlerimizi bu uyum politikasına göre düzenlemeliyiz. Düzenlemediğimiz taktirde İstanbul’un bu hafta yaşadıklarını yaşarız. Yoğun kar yağışında kentlerin yavaşlaması doğal fakat şehrin göbeğinde tırların saatlerce yolda kalması, ulaşımın durması hiç normal değil. Köprüden yürüyenler, çalışmayan metrobüslerin cezasını ayaklarına çektirenler… Daha da anormali ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ortalarda olmaması. Ne kar yağmadan, ne yağarken, ne de yağdıktan sonra İstanbul’u 21 yıldır yöneten zihniyetin temsilcisi, “Kadir Abi” ortalarda görünmedi. Gezi Parkı yıkılmak istendiğinde olduğu gibi kayboldu.

* 10 işçiyi öldürdüler ve serbest kaldılar. Türkiye’de insan tutuklamak çok kolay. Hatta ağızdan çıkan bir cümle için hapse girmek ve yargılanmayı beklemek de artık normal. Fakat 10 işçinin bir demir kabin içerisinde metrelerce yukardan düşüp ölmesine sebep olmak ve sonrasında serbestçe gezmek de normal. Çünkü bu ülkede zenginler ceza almıyor. Zenginler, patronlar istediklerini öldürebiliyorlar ve serbestçe gezebiliyorlar. Bu ülkenin hukuku buna izin veriyor. Torunlar AŞ’nin inşaatında öldürülen 10 içi için de aynı senaryo yaşandı. Ölen öldüğüyle kaldı.

* Sümeyye Erdoğan’a suikast komedisine sadece hukuk inandı. Bu hafta Türkiye medya tarihi açısından bir utanç haftasıydı. Üç tane gazete, bir noktada oluşturulduğu belli olan üç haberi aynı sırayla üç gün boyunca verdi. Bu haberler dizisine göre AKP’nin baş belası Fuat Avni’nin kimliği ortaya çıktı ve Fuat Avni ile CHP’li önemli bir kişi Sümeyye Erdoğan’a suikast planlamışlardı. Gelen tepkilere bakınca bu habere sadece Türkiye’de hukuk inandı ve soruşturma açtı. Soruşturma açıldıktan sonra ise en üst düzeyden, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından, bu haberlere yalanlama geldi. Erdoğan, Fuat Avni’ye “Ortaya çık” diye seslendi ve bu haberlerin kendisi açısından yalan olduğunu ortaya koydu.

* İç Güvenlik Yasası’nın kilidi: HDP-MHP çatışması. İç Güvenlik Yasası görüşmeleri muhalefeti kenetledi. Hepsi aynı yönlerden olmasa da, üç parti de yasaya karşı çıktı ve çıkıyor. Görüşmelerde HDP slogan atıyor, CHP kürsüye çıkıp İç Tüzüğü savunuyor, MHP yönetime itiraz ediyor. Bu kenetlenmenin kırılmasının, TBMM’de muhalefetin birbirine girmesinin ve toplumda bir güvensizlik hissinin oluşmasıyla halkın “Kurtar bizi İç Güvenlik” demesinin tek yolu var ve bu yol deneniyor gibi. Sokakta bir HDP-MHP çatışmasının yaratılması… İlk önce Ege Üniversitesi’nde, daha sonra Anadolu’nun çeşitli kentlerinde meydana gelen olaylara bakınca bu çatışmanın ne kadar kolay olabileceği de anlaşılıyor. Burada iki partinin de yöneticilerine görev düşüyor. Tabanlarını tutmaları gerekiyor. Yoksa zaten sokağa çıkacak bir tabanları kalmayacak.

* IŞİD’den türbe kaçırma ile dökülen Osmanlıcılık pulları. AKP’nin dış politika hayalleri çok büyüktü. Osmanlı’yı canlandıracaklardı, Osmanlı’nın kontrol ettiği toprakları kontrol edeceklerdi. Şam’da bayram namazı kılacaklardı, Mekke ve Medine’ye trafik plakası düşünen bile vardı. Fakat gerçekler pek de hayallerdeki gibi karşılarına çıkmadı. Osmanlıcılık oynamak için yola çıkanlar, tarihin ilk toprak kaybını yaşayarak türbe kaçırmayla gerçekle tanıştılar. Hem de kendi elleriyle beslediklerine karşı… Bu noktadan sonra önemli olan IŞİD’e toprak bırakıp kaçmanın kriterlerinin ortaya koyulması olacaktır. Şunu da söylemek gerek, Süleyman Şah Türbesi’nde görev yapan askerlerin hayatları tabii ki 10 dönüm topraktan çok daha önemli. Fakat bu yaşananları bir kahramanlık gibi göstermeye çalışmak ya da ABD askerlerinin 2. Dünya Savaşı’nda çektirdiği fotoğrafların aynısını çektirmek gibi komiklikler ile kamuoyu yönlendirilmeye çalışıldığında bazı tarihsel gerçekleri de belirtmek gerekiyor.

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s