Etiket arşivi: AKP

Bir linç hikayesi: Kanal İstanbul

Linç: Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi.

Kanal İstanbul, “Çılgın Proje” olarak ortaya atıldığından beri kamuoyunun ezici çoğunluğunun merak ettiği tek konu vardı: Bu kanalın güzergâhı ne olacak? Çok az insan böyle bir projeye neden gerek duyulduğu üzerinde durdu. Daha az insan bu projenin hayata geçirilmesi halinde Karadeniz ve Marmara Denizi (Dolayısıyla da Ege Denizi) ekosisteminde nasıl bir değişikliğe yol açacağını konuştu. Ve tabii ki bu projeden doğrudan etkilenecek olan İstanbul’un proje bittikten sonra nasıl bir hal alacağı da konuşulanlar arasında son sıralardaydı. Okumaya devam et

Reklamlar

Başkanlık sisteminin 1 Mayıs hali

947182_553064934743913_1174278645_nSize bazı fotoğraflar göstermek istiyorum. Fotoğrafların hepsi 1 Mayıs’ta çekildi. Hepsinin nesnesi işçiler, öğrenciler, işsizler ve olanlardan habersiz şekilde şiddetle karşı karşıya kalmış kent canlıları… Öznesi ise AKP!

1 mayısUzun uzun neler olduğunu anlatmaya gerek yok. 1 Mayıs kutlamak isteyen insanlara dendi ki, “Taksim Meydanı’nda çukur var. Kutlama yaparsanız buraya düşersiniz. Düşerseniz bunun sorumluluğu bize ait olur. Kimsenin canının yanmasını istemeyiz.” Okumaya devam et

Savaşın sisi ortadan kalktığında

Ekran Resmi 2013-03-27 11.04.15 PMTürkiye 30 yıldır bir sisin altında. Toz, duman, gürültü… Kendinden başka her şeyi bastıran, kendinden başka her şeyin sesini duyulmaz yapan ve kendinden başka her şeyi kirleten bir sisin altında. Savaşın sisinin altında.

Ve uzun bir süre sonra tekrar ama bu sefer daha ciddi bir şekilde bu sisin kalkma/dağıtılma ihtimali var. Savaşın, bir kaç günde bir gelen ölüm haberlerinin ve her gün tüm Türkiye’de kol gezen ölüm korkusunun ortadan kalkma ihtimali var. Her ölümün, çatışma haberinin toplumu daha da fazla ikiye ayırdığı atmosferin dağılma ihtimali var. Okumaya devam et

Şeker portakalını soymak, başucuna koymak

2013’ün nasıl geçeceği, önümüzdeki sene nelerle uğraşacağımız, henüz yılın ilk günlerinde ortaya çıktı. En azından bir doğrultu belirdi. Muhafazakarlık ve muhafazakarlığın baskısının şiddetini arttıracağı bir yıl olacak 2013. Günlük yaşamımızda büyük bir hegemonya ile karşı karşıyayız. Bu hegemonyanın içerisinden çıkan AKP ve AKP’nin yolu temizlemesiyle daha da güçlenen bu hegemonya bir sarmal halini alıp, her şeyi sarıyor. Bu durum, net olarak tüm görüşleri, yavaş yavaş da olsa dönüştürüyor.

İşte taze taze son örnekler: Okumaya devam et

Medyanın “ö” hali (1)

Hem çoktandır yaşanan; hem de belli bir seviyeyi geçtiğinde kafalara “dank” ettiren bir durumdu medyanın hal değiştirmesi. Artık o belli seviyeyi geçtiğimiz için şimdi kafalara dank ediyor. Fakat kaçınılmazdı bir yandan baktığımızda da. Çünkü bu durum çoktandır hem özel olarak hem de genel olarak iki koldan başlamıştı ve yaşanıyordu. Sadece sonuca ulaşmasını bekleniyordu. Ulaştı. Medya hal değiştirdi.

Kollardan bir tanesini şöyle anlatmak gerekli. Kuvvetler ayrılığının klasik tanımının yanına, medyanın da dördüncü kuvvet olarak eklenmesi içinde bulunduğumuz dönemin olgusu değil. Medyanın etkileyici gücü, kamuoyu üzerinde kurduğu hakimiyet de yeni değil. Bunun yanında Türkiye’nin içinden geçtiği süreç ise kısmen daha yeni. Nedir bu? Bir hakim gücün, kuvvetler ayrılığı ilkesinde belirtilen tüm yapılara hakim olma çabası ve olması! Okumaya devam et

AKM ve Murat Bardakçı’ya dair

Murat Bardakçı… Habertürk Gazetesi yazarı. Bir süre öncesine kadar televizyonda bir tarih programı yapıyordu. Bununla birlikte gazetesiyle birlikte bedava dağıtıldığı için Türkiye’nin en çok insana ulaşan tarih dergisinin de yöneticisiydi. Benim zihnimde ise en çok, nükleer enerji ve atıkları ile ilgili söylediği “Derdiniz atıklarsa Afrika orada! Veririz üç beş kuruşu oraya göndeririz.” cümlesiyle yer eden bir kişi.

Bardakçı, dün (5 Ekim 2011 Çarşamba) günü, gazetesindeki köşesinde bir yazı yazdı. Yazının başlığı: AKM, muhalefet ve laiklik. (Yazıyı okumak isteyenler için: http://www.haberturk.com/yazarlar/murat-bardakci/676348-akm-muhalefet-ve-laiklik ) Bardakçı, genel olarak yazısında mimarlık üzerine görüşlerini ortaya koyuyor ve her şeyi birleştirerek toplumsal muhalefet eden kesimleri bu ortaya çıkan çorba üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışıyor. Peki neden? Onun pek bir yanıtı yok. Bardakçı’nın genel olarak bir muhalefet, sol, karşıtı olması onu bu sonuca ulaştırıyor bana kalırsa. Okumaya devam et

SELlerle HESleri birbirine bağlayabilecek miyiz?

Doğa, neden sonuç ilişkisi içerisinde hareket ediyor. Bu da düşünerek, arkasını iyi planlayarak hareket edersek, doğa içerisinde sorunsuz bir şekilde yaşayabileceğimizi bize gösteriyor. Fakat bu basit ilişkiyi insan denen canlı her zaman kuramıyor. Kafası karışıyor insanın. Aklını çeldiren bazı unsurlar devreye giriyor. Rant giriyor, para giriyor, uluslararası ilişkiler giriyor, yaşananların kendi “arka bahçesi”nde olmayacak olması devreye giriyor. Çok var yani akıl karıştırıcılar. Sonra da bir bakıyoruz ortaya çıkan sonuçların nedenleri apaçık ortadayken ve hatta birileri bunu ısrarla söylemişken; görmesi, düşünmesi gerekenler görmemişler, düşünmemişler ve hatta görmek istememişler. “Ne olur ki?” demişler… Okumaya devam et