“Açım ve açılımlardan bir şey anlayamıyorum”

Övünsek de güvensek de

çalışsak da olmuyor ki

‘türk’ük deyin övünüyok

açlık ‘türk’ü bilmiyor ki

H. Hüseyin

İlk önce bir haberden uzunca bir alıntı: “Şubat ayında yüzde 16,1’le rekor kırdıktan sonra düşüşe geçen işsizlik oranı yeniden yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, işsizlik oranı Ağustos’ta yüzde 13,4 olarak gerçekleşti. İşsizlik geçen yılın aynı dönemine göre 3,2 puan, Temmuz’a göre de 0,6 puan artış gösterdi. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 4,3 puanlık artışla yüzde 16,5, kırsal yerlerde ise 1,3 puanlık artışla yüzde 7,4 oldu.

Türkiye’de tarım dışı işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 4,1 puanlık artışla yüzde 17 düzeyine çıktı. Bu oran erkeklerde geçen yılın aynı dönemine göre 3,8 puanlık artışla yüzde 15,1, kadınlarda ise 4,5 puanlık artışla yüzde 23,6 oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı 3,8 puan artışla yüzde 23,5 seviyesine çıktı. Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 927 bin kişi artarak 3 milyon 429 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı Şubat ayında yüzde 16,1’le rekor kırdıktan sonra düşüşe geçmişti. İşsizlik Nisan’da yüzde 14,9, Mayıs’ta yüzde 13,6, Haziran’da yüzde 13 ve Temmuz’da yüzde 12,8 olmuştu. İstihdam edilenlerin yüzde 26,5’i tarım, yüzde 18,8’i sanayi, yüzde 6,2’si inşaat, yüzde 48,5’i ise hizmetler sektöründe oldu. Türkiye genelinde işgücüne katılma oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 1 puanlık artışla yüzde 49,3 olurken, bu oran kentsel yerlerde 0,7 puanlık artışla yüzde 46,5, kırsal yerlerde ise 1,8 puanlık artışla yüzde 55,8 seviyesinde gerçekleşti. Anket sonuçlarına göre bu dönemdeki işsizlerin, yüzde 69,3′ünü erkek nüfus oluşturdu. İşsizlerin yüzde 55′i lise altı eğitimli, yüzde 27,3′ü 1 yıl ve daha uzun süredir iş arıyor, işsizlerin çoğunlukla (yüzde 30,8) “eş-dost” vasıtasıyla iş bulmaya çalışıyor, yüzde 88′i (3 milyon 18 bin kişi) daha önce bir işte istihdam ediliyor.

Bu haber, dün açıklanan TÜİK İşgücü Anketi’nin sonuçları. Büyük bir işsizlik var. Konuşulmayan, üstüne düşünülmeyen, nasıl küçüleceği de belli olmayan bir oran.

Felsefe derslerinde, felsefenin Antik Yunan’da çıkmasının nedeni olarak Antik Yunan’ın köleci toplum yapısı gösterilir. Buna göre, fiziksel ihtiyaçları karşılanan insanlar, bir üst basamak olan düşünsel ihtiyaçlarını tatmin etmeye girişmişlerdir. Aynı şekilde Rönesans’a baktığımızda ticaret burjuvazisinin elindeki parayı bilime ve sanata yönelttiği görülür. Bu da büyük beyinlerin gündelik kaygılar olmadan düşünmeye, araştırmaya, üretmeye, yaratmaya yönelmelerini sağlamıştır.

Türkiye günlerdir hatta yıllardır Avrupa Birliği’ni, demokratikleşme çabalarını, demokratikleşmeme çabalarını, açılımları konuşuyor. Fakat olmaz. Olamaz. Evet, altyapı, üstyapı ayrımı yapmak kimilerine göre çağdışı kaldı ama altyapı sağlam olmadan demokratikleşilemez. İş bulmaktan umudu kestiği için işsiz sayılmayanlar çıkartıldığında %13,4 “resmi” işsizlik oranıyla demokratikleşilemez. Fiziksel ihtiyaçlarını gideremeyen, akşam ne yiyeceğini düşünmekten başka bir kaygısı olmayan insanların oranının bu kadar yüksek olduğu bir toplumda, açların açılımı anlaması, sahiplenmesi ve en önemlisi de katkı koyarak geliştirmesi beklenemez. Ekonomik adaletsizliği, eşitsizliği ve problemleri bu kadar dışlayarak, tüm çözümleri ve değişikliği üstyapı kurumlarında arayarak ve en önemlisi de artık “ekonomiye dair olan”ı sorgusuz sualsiz kabul edip, yaşamın değişmez bir parçası kabul ederek ne iktidar ne muhalefet olunabilir.

17.11.2009

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s