Beşiktaş çaresiz bırakarak kazandı

Bir süredir demokrasi kültürümüzün eksikliğinden, protestonun en doğal hak olduğunu unutmaktan, dolayı Galatasaray’ın TT Arena’sı ile yatıp, orayla kalkıyoruz. Spor haberleri ile politik haberler birleşmiş durumda. Ortaçağ romanı gibi bir durum. Bir kişi eleştiriliyor, üzerine vazife çıkartanlar taraftarlarını eleştiriyor kendisini o eleştirilen kişiye yarandırmak için falan filan. Kraldan çok kralcı olmanın en güzel örneği. (Kanat Atkaya’nın ‘Sokakta oynar, kaldırımdan destekleriz’ yazısını öneririm. Renkler farklı olsa bile düşünceler aynı olabilir. Bu tavırla da herkes bir gün karşılaşabilir.)

Neyse, biz TT Arena’dan çkıp, “Girişi olay, çıkışı kolay” İnönü Stadına dönelim. İkinci yarının ilk maçı. İzmir’de oynanan maçı izlemiştim. Zor bir maçtı ama Guti’nin ve Quaresma’nın ilk maçını kazanmıştı Beşiktaş.

İşte o maçın rövanşı bu maç. (İlk maçta Bucaspor’un başında Bülent Uygun’un olduğunu da söylemem gerek.) Fenerbahçe’yi kupa’da İstanbul’da yenen, Beşiktaş’a ise her zaman zorluk çıkartan Samet Aybaba’nın takımıyla karşılaşıyor Beşiktaş. Maçın yeni transferlerle ve yeni formayla oynanacak olması da ilk maça yakışan bir durum.

Beşiktaş müthiş bir değişim geçirdi. Geçen senenin son haftasından, ya da ilk yarının son haftasından bile çok farklı Beşiktaş. Bir tanesinin gelmesi bile olay olacak oyuncuların dördünün birden gelmesi, uzun süredir taraftarın tepkisini üzerinde toplayan oyuncuların gönderilmesi çok önemli gelişmeler. Serdar Özkan ile Tabata’nın paslaştığı bir orta sahadan, Guti ile Simao’nun paslaştığı bir orta sahaya…

Her şey söylenebilir tabii ki ama bu maça giden Beşiktaş’lıların beklediği şey fark. Müthiş bir hücum gücüne sahip takımın en az dört, beş gol atmasını bekliyor taraftarlar. Bu gollerden ilki de Nobre’de dakika 7’de geldi. Transferler şimdilik Nobre’ye yaramış gözüküyor. Adam bile geçebilir bu gidişle.

Maç taraftarın beklediği gibi gidiyorken, Beşiktaş dakika 18’de penaltıdan farkı ikiye çıkardı. Maçın bundan sonrası daha rahat gidecek gibi. Simao’nun da oyuna eklenmesi mümkün olursa Beşiktaş daha da tutulmaz olacak gibi bu maç için. Sol kanat, sağın biraz gerisinde kalıyor şimdilik.

Dakika 35’e kadar henüz gerçekleşmeyen şey, Quaresma ile Simao’nun yer değiştirmesi. Yani değiştirmemesi. Eskiden Quaresma sola, sağa giderdi. Şimdi her kanadın bir sahibi var gibi. (Sanırım yazılmasını bekliyorlarmış. 37’den itibaren Quaresma sağda…)

Yer değişikliği iyi geldi Beşiktaş’a. Çok enterasan bir pozisyonda Simao farkı üçe çıkardı. Hakem penaltı düdüğü çalacakken gelen gol ile Guti’nin muhtemel golü, Simao’ya yazılmış oldu. İlk yarı tamamen taraftarların beklentisi ve umduğu gibi geçti. Mutlaka maçtan sonra rakibin Buca olduğunu ima eden ya da doğrudan söyleyenler çıkacaktır fakat o kişiler hemen hemen benzer durumlarda da Barcelona’ya övgüler düzüyor. Beşiktaş neredeyse hiç top göstermeden üç fark yaptı 45 dakikada. Hiç böyle bir Beşiktaş görmemiştim. Sadece bir maç aklıma geliyor. 100. yılda, İstanbul’da oynanan ve 3-0 biten Adanaspor maçı.

İkinci yarı sıkıcı başladı denebilir. Beşiktaş’ın biraz daha geride oynaması, tribünlerin de pek organize tezahurat yapamaması durumu bu hale getirdi denebilir. Böyle olunca Bucaspor da oyuna ortak oldu ama tabii skor bu olmasa bunlar olur muydu sorusuna evet demek zor.

Dakika 60’a doğru “Kapalı” merkezli bir hareketlenme geldi tribünlere. Bu da gol getirebilir. Almeyda ve Quaresma’nın skora katkı vermesi takımın oturması yönünde olumlu katkılar sunabilir. Dakika 65’te beklenen gol geliyor. Taraftarın takımı havaya sokmasının tipik bir örneği bence bu. Nobre, yine attı. Son Portekizli Fernandes de oyuna girdi. Bu dakika itibariyle taraftarın beklediği her şey gerçekleşmiş gibi.

Beşiktaş’ın değişim geçirdiğini yazmıştım. 5. golde bu ortaya çıktı. Almeyda, Quaresma’ya pas vermeye çalışıyor, araya Bucasporlu bir oyuncu giriyor, ortada kalan toplu Hz. Guti gol yapıyor. (ve ben bunları yazarken, Buca gol atıyor… / Musa) Bu durum başlıbaşına bir mutluluk kaynağı taraftar için. Şu üçlünün bu pozisyonunu kaç tane takım için düşleyebilirsiniz ki?

Dakika 79’da Beşiktaş Guti’yi ve Almeyda’yı çıkartarak yerlerine Ernst ve Bobo’yu alıyor. Taraftarın Bobo’ya gösterdiği sevgi yeni bir sözleşmenin garantisi olabilir mi? Ernst’in yedek kalmasını çoğu Beşiktaşlının kabul edemediğini düşünmekle birlikte, değişim dedik ya; işte ondan.

Sonuç: 5-1 Tribünlerin beklediği 12 galibiyetin ilki gelmiş durumda.

21.01.2011

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s