Savaşın çukurunu el birliğiyle büyütüyorlar!

Berbat bir gün ve gün dönümü. Yine ölen gençler ve 17 Ağustos 1999 depremi.. Ölecek olan gençlere yol açacak açıklamalar ve deprem konusunda Türkiye’nin durumu. Toparlarsak: Öldük, ölüyoruz ve ölmeye devam edeceğiz!!!

Deprem konusu bu yazının dışında kalıyor. Neden olası büyük depremlere karşı kimsenin kılını kıpırdatmadığı, kamu binalarının deprem yönetmelikleriyle ilişkileri falan… Hep bu yazının dışında. Bu yazının konusu savaş. Ve bir yok ihtimal olarak barış!

Ortada bir savaş var. Her geçen gün derinleşen bir savaş. Yeni ölümlerle, bombalamalarla, mayınlarla derinleşen bir savaş. Her patlayan silah, her patlayan bomba bir çukuru büyütüyor sanki. Savaşın çukurunu büyütüyor sanki. O çukuru doldurmadıkça da barış gelmeyecek. Binbir emekle o çukura bir avuç toprak atılıyor, biri geliyor patlatıveriyor bütün emekleri. Daha da geri gidiyoruz!

14 Temmuz günü Türkiye, gelen bir haberle sarsılmıştı. Ülkenin bir köşesinde 20 tane genç hayatını kaybetmişti. 14 Temmuz’dan bugüne, çukur büyümeye devam etti. Kaç can aldı bu savaş o günden beri? Şu dakika da almaya devam ediyor! Neden? Biz küçük ellerimizle çukuru kapatmaya çalışırken, orduların, örgütlerin başına geçenler o çukur büyüsün istiyor çünkü!

İşte 17 Ağustos! 11 kişi daha öldü! Savaşın bile “raconuna” uymayacak bir yöntemle hem de! Birileri bir şey mi kazanıyor bu ölümlerin sonucunda? Ufacık bir şey kazanıyor mu birileri? Kazanmıyorsa, neden? Tam ben bu satırları yazarken son dakika haberleri geçiyor. Uçaklar Kuzey Irak’ı bombalıyor. Bir emekli komutan çıktı ve şöyle söyledi: Verilen zaiyatlar da halka gösterilmeli! Halkın içi soğutulmalı! İnanılır gibi değil. Eğer, birileri ölünce – hangi taraftan olduğuna bakmaksızın), başkalarının içi soğuyorsa zaten o insanlar için iş işten geçmiştir. Gazeteciler, neye yaradığını anlamadığım strateji uzmanları televizyonlara çıkıyor, ağızlarından kan damlıyor! Her ölüm, başka bir ölümü getiriyor işte. Çukur ne kadar büyükse içine düşenler de o kadar çok oluyor anlayamıyorlar mı bunu? O çukurdan gelen serinlik de insanların içini soğutmaz, komutanın düşündüğü gibi. Cansızlığın serinliği o, başkalarını yakar! 30 yıldır bunu anlayamadıysak, neyi anlayacağız?

Arka arkaya açıklamalar geldi bugün. Geleceğin, bugünden de kötü olacağına bizi ikna etmek istiyorlar. Hava harekatı son gösterge zaten. Öncesi vardı asıl. Bu yazıyı yazdıran açıklamalar. Bir taraftan Başbakan ve Cumhurbaşkanı meydan okudu ve gereken yapılacaktır dedi. “Acımayacağız” dedi. Diğer taraftan PKK liderleri açıklama yaptı, “Türkiye altüst olur” dedi. Acıyacaklar mı? Türkiye altüst olur mu bilmem ama o küçük elli insanlar ölecek bunu biliyorum. Orduların, örgütlerin başındaki kişiler istedikçe, o çukuru kapatmaya uğraşan (ya da tam tersine beyni savaşla yıkanmış şekilde uğraşmayan) küçük elli insanlar (yani bizler) ölecek. Sırf yönetenler barış nedir bilmedikleri için!

Sonuç niyetine gelecek için bir soru: Acımayanlar ve altüst etmek isteyenler bir tarafa, biz barışı savunabilecek miyiz? 19 Temmuz‘dan bir alıntıyla bitireyim: “Ölenlere bakalım! Askerlere… 10’u benden küçük, diğerleri hemen hemen benimle aynı yaşta. PKK’lılara bakın… -Dili ve amacında sorunlar olsa da- TEPAV araştırmasına göre örgüte katılma yaşı 15! Yaşamda kalma süresi ise 7 yıl. Bu 30 yıllık savaş, insanlara 30 yaşını gördürmüyor.”

Siz öldürdüğünüz sürece, sizden de öldürüyorlar. Siz ölmüyorsunuz ama, biz ölüyoruz!

İşte bu yazı, barışı yazarken, savaşa kurban gitmiş olarak yazıldı.

Reklamlar

4 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

4 responses to “Savaşın çukurunu el birliğiyle büyütüyorlar!

  1. sft

    Barışın dilini konuşan birilerini görmek güzel. Umarım herşey çok güzel olur.

  2. Feride

    Bu barışın dili değil ezenlerin dilidir.İnsan kendisini demokrat olarak tanımlaıp egemenlerle ezilenleri bir tutuyorsa burada bi tutarsızlık vardır.Çok kötü bir bakış açısı,buram buram gizil şovenizm kokuyor.

  3. Geri bildirim: Haftanın tortusu | Koray Doğan Urbarlı

  4. Geri bildirim: Haftanın tortusu | Yeşil Gazete

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s