Son olarak: Evet demek için bir kaç neden!

Referanduma çok az kaldı ve anketlerin hiçbirinde %2′lik bir fark bile gözükmemekte. Seçim tahminlerine güvenilen bir şirketin yaptığı son üç referandum anketinden 2 kez hayır, 1 kez de evet önde çıkmış durumda. Yani durum çok bıçak sırtı. Böyle olunca da, taraflar sayılarını arttırmak için çeşitli yöntemler deniyorlar. Ortaya evet, hayır ya da boykot dememizi gerektirecek… Read More Son olarak: Evet demek için bir kaç neden!

Arundhati Roy, demokrasi ve orkinoslar

Arundhati Roy, Temmuz ayında çıkan “Çekirgeleri Dinlemek – Demokrasi Üzerine Saha Notları” adlı kitabında, demokrasi üzerine düşüncelerini anlatıyor. Demokrasi kavramı üzerinde duruyor, örneklendiriyor. Kitap çok yerinde bir soruyla başlıyor ve düşünmeye çağırıyor: “Ölümden sonra hayat olup olmadığını tartışadururken, gündemimize bir soru daha ekleyebilir miyiz: Demokrasiden sonra hayat var mıdır? Eğer varsa, bu ne tür bir… Read More Arundhati Roy, demokrasi ve orkinoslar

Biz neymişiz de haberimiz yokmuş

Radikal Gazetesi’nin bugünkü sayısında Hasan Celal Güzel (HCG), kendi üslubuyla ve dahil olduğu fikir cephesinin genel tarzıyla referendum ile ilgili bir yazı yazmış. Okumakta olduğunuz yazıyı, şimdilerde moda olan “okuyucu-yorum” şeklinde yazısının altına da gönderebilirdim fakat, Radikal’in internet sitesinde yorum yapılamayan tek “şey” HCG’nin yazıları ne yazık ki. Hava durumuna bile yorum yazılabiliyorken, bu kişinin… Read More Biz neymişiz de haberimiz yokmuş

Kıyameti bırak, ısınmaya bak

Ama bir kıyamet alameti olarak değil… Önlenebilir bir kıyamet olarak bakmak gerekir ısınmaya. Yazın başında Türkiye’de seller oluyordu, şimdi kimse kafasını dışarı çıkartamıyor sıcaktan gündüzleri… Rusya yanıyor her iki anlamda da… Hem sıcaklar rekor kırıyor, hem de alevler tahıl tarlalarını yakıyor, radyoaktif bölgelere ilerliyor. Pakistan, Afganistan, Hindistan ve Çin ise seller ile boğuşuyor. Tabii iş… Read More Kıyameti bırak, ısınmaya bak

Referandum’daki illüzyon

21 Temmuz tarihli Taraf Gazetesi’ndeki köşesinde Roni Marqulies, “‘Hayır’ Kelimesinin Kaç Anlamı Vardır” başlıklı bir yazı yayınladı. Yazının konusu tahmin edilebileceği gibi 12 Eylül’de gerçekleşecek olan Anayasa Referandumu. Yazıdan bir bölüm alıntılayalım: “O gün bugündür (28 Şubat’tan bahsediyor. k.) aynı durum keskinleşerek devam ediyor. Sapla saman, devletten yana olan solla devlete karşı olan sol ayrılıyor.… Read More Referandum’daki illüzyon

Referandum ışığında: Yetmeyen ne? Nelere evet?

Güzel bir slogan var: “Yetmez ama Evet” diye. Güzel ama olguyu tam olarak açıklamaktan uzak, olguyu gölgeliyor. Yapılan değişikliklerin hepsi iyi ama daha değiştirilmesi gereken maddeler varmış gibi bir anlam taşıyor, ilk akılda bıraktığı etkinin tam tersine. Oradaki “ama” zayıflatmıyor aslında içeriği, güçlendiriyor. Peki gerçekten hepsi iyi mi?  Üstüne “yetmez, daha! daha! diyecek bir çizgiye… Read More Referandum ışığında: Yetmeyen ne? Nelere evet?

Köpekler yasaklanmak ve yok edilmek isteniyor

Içinde bulunduğumuz günlerde, Türkiye’de canlı olmanın nasıl zor olduğunu, insanların hem kendi türlerine, hem de başka türlere nasıl da zarar verdiğini açıkça gördüğümüz olaylar yaşanıyor. Bir yasa ile köpekler toplanacak deniyor, sahiplerine para cezası verilecek deniyor; toplanan köpekler öldürülüyor ve para cezasından kaçan kişiler köpeklerini ya eve gizliyorlar ya da sokağa salıyorlar. Yaz şartlarında hırçınlaşan… Read More Köpekler yasaklanmak ve yok edilmek isteniyor

Yeşiller’de yeni dönem

2008 yılında kurulan, ikinci senesini bitirmeye hazırlanan Yeşiller, her açıdan yeni bir parti. Hem yaş olarak yeni bir parti, hem de fikren yeni bir parti. Ortaya çıktığı fikirlerin, ortaya koyduğu parti mekanizmasının nasıl olduğunu anlatmak için de sürekli “yeni” kelimesine başvuran bir parti. Kendisini anlatmaya istekli ve anlatmaya mecbur bir parti.

Adaleti saraydan çıkartıp, halka indirmek

Son günlerin en sıcak konularından bir tanesi yargı reformu. Bir anayasa değişikliği çerçevesinde tartışılıyor ama anayasa tartışmalarının da merkezini bu yargı reformu oluşturmakta. Böyle olunca da, yargının toplumsal hayattaki yeri üzerine açıklanan düşünceler birbirini izliyor ve yine biz, yani kuvvetler ayrılığında adı geçmeyen insanlar, halk, da bakıyoruz bu düşüncelere. Aynı nesneye bakıp, farklı görüşler sunmanın… Read More Adaleti saraydan çıkartıp, halka indirmek