Tag Archives: Seçim 2011

Seçimden sonra – Doğa mücadelesi ve yeşiller partisi

Seçim sonuçlarına bakıp, her yapı bir kazanç öyküsü çıkartabilir kendisine. AKP de, CHP de, MHP de ve tabiii ki bağımsızlar da… Fakat ufak partiler ve doğa mücadelesi verenler açısından bakarsak durum hiç böyle sayılmaz. O açıdan bakıldığında ortada bir kazanç öyküsü yok. Ufacık bile olsa… Sonuçlar, doğa mücadelesi verenler ve küçük partiler için hiç de olumlu sonuçlar vermeyince, bu ikisinin kesişimindeki Yeşiller Partisi için de durum bu şekilde oluyor tabii ki.

2001 seçimleri itibariyle, siyasal ortam sol partileri seçime giremeyecek kadar küçültmüşken (ya da büyüyemiyorken); sağ partilerin ikisi hariç hepsini de geçmişin sol partileri gibi dalga geçilen %1 oyun altına düşürdü. Sadece Saadet Partisi, %1’in biraz üstüne çıkabildi. Zaten genel rakamlara bakınca durumun vahameti iyice ortaya çıkıyor. Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yazılar, Yeşiller Partisi yazıları

Seçimden sonra – Şehirler, partiler ve sonuçlar

Seçim bitti, yorumları gelmeye başladı. Milliyetçi Hareket Partisi ve destekçileri pek ortada yok. Emek Demokrasi ve Özgürlük Bloğu‘na ana akım medya tarafından bir perde çekilmiş durumda. Zaten adaylar dışında, pek destekçisine söz verilmiyor. Geriye iki kesim kalıyor.

Bir tanesi Adalet ve Kalkınma Partisi. Seçimin %49.9 oy oranı ile galibi. Televizyonlarda, gazetelerde destekçilerinden bol bir şey yok zaten. Dört gazete var her gün aynı başlık ve fotoğraflarla çıkıyor. İçinde yazanların da kafasında tek bir fikir var. AKP‘ye koşulsuz destek.

Diğeri de, Cumhuriyet Halk Partisi. Seçim sonuçlarına göre seçimin kaybedeni ve seçim sonrasının en çok konuşulanı. Tüm televizyonların bir numaralı gündem maddesi bu parti. Seçimden önce başlayan kampanya, seçimden sonra da devam ediyor. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Yazılar

Seçimden sonra – Hegemonya ile mücadele

Büyük bir hegemonya ile karşı karşıyayız. Bu kelime önemli. Lütfen akıldan çıkartmayalım. Bu hegemonyanın araçlarının bir bölümü zaten çok uzun zamandır bu konumda. Bir bölümü de daha yeni yeni bu duruma araç oluyor. Sonuç olarak üçüncü dönemini kazanmış bir iktidarın hegemonyasını araçlarla dayatması çok da anormal değil.

Seçim sonuçları, teknolojinin de yardımıyla daha o gün belli oldu ve ilan edildi. Bu da üzerinde hemen o gece net yorumlar yapma şansını herkese verdi. Peki yapılan yorumlar, bu durumun hakkını verecek kadar net mi? Hayır! Ya da şu şekilde söyleyelim: Bu sonuçlara bakarak, bu yorumlar yapılabiliyorsa hegemonyanın etkisi çok büyük boyutta demektir ve bununla da artık mücadele etmek, mücadelenin dozunu yükseltmek gerekmektedir. Çünkü bu kadar yanlış bilgi ve yorum karşısında doğru durmaya çalışmak yorucu ve zordur. Doğru ya aranmıyor ya da kimilerinin zihninden çoktan çekip gitmiş demektir. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Seçime doğru – son…

Seçim zamanı artık geldi çattı. Kim yüzde kaç oy alacak, kim kaç vekil çıkartacak çok kısa bir süre sonra öğreneceğiz. Bu hengame de bitecek. Partiler son mitinglerini yapıyorlar, yapacaklar. Yarın TRT‘de liderler ve parti temsilcileri konuşacak (ben yine LDP ve TKP‘yi bekliyorum) ve yasaklar devreye girecek.

Pazar günü yasaklar kalktıktan sonra TV’lerde, yasaklar kalkmadan da sosyal medyada sonuçlar yavaş yavaş açıklanacak. Yasaklar olmadığına göre şimdi her şeyi söylemek serbest.

Tahminler çeşitli. Kesin olan bazı şeyler var ama onları da zaten herkes defalarca tekrarladı. Benim ilgimi çeken başka bir durum bu seçimde. Ve onlarla da bitirmeyi planlıyorum bu uzun seriyi. (Bu yazıyla birlikte toplam 8 yazı olacak.)

Bu seçim propaganda dönemi bize şunu gösterdi ki, Türkiye, çok partili döneminde hiç bu kadar adaletsiz bir propaganda dönemi yaşamadı, seçim sonuçlarına göre de ya bir daha yaşamayacak, ya da 4 sene sonra daha da adil olmayan bir seçim bizi bekleyecek. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Yazılar

Seçime doğru – cumhuriyet halk partisi ve solu

Seçime artık çok az kaldı. Politika yorgunluğu diye bir psikolojik hastalık varsa, ülkenin bir bölümünde bu hastalığın yaygın şekilde görüldüğü söylenebilir. Baksanıza AKP Genel Başkanı bile Bingöl’de konuşurken, Diyarbakır diye dört kere sesleniyor, Bingöl’e olmayan doğal gazı kendilerinin getirdiğini söylüyor. Promterlar da politika yorgunu olmalı.

Seçime, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğunu katmazsak sol parti olarak 4 parti gidiyor. Cumhuriyet Halk Partisi, Demokratik Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi ve Emek Partisi.

Emek Partisi hem Blokta, hem de bazı noktalarda pusulada var. Sanırım, TRT propagandasından yararlanmak ve aday gösterilmeyen yerlerde de üyelerini “zinde” tutmak için alınmış bir karar bu. Demokratik Sol Parti de bana kalırsa aynı durumda. Evet öyle bir parti var ama neden var, ne için var gerçekten önemli bir soru işareti bana kalırsa. Muğla’da yaptıkları 6 kişilik mitinge bakılırsa sadece benim böyle düşünmediğimi de görebilirsiniz.

Böyle olunca elde iki parti kalıyor: CHP ve TKP Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Yazılar

Seçime doğru – emek, demokrasi ve özgürlük bloğu

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu adayları seçime giren bağımsız adaylarlar arasında, üzerinde konuşulan adaylara sahip tek grup. Bunda seçilme ciddiliğine sahip olmaları etkin tabii ki.  Seçim sonrasında mecliste, kendisini solda gören iki parti grubundan biri olacak, bu bloğun oluşturacağı BDP grubu. Bu çeşit bir blok hali, benzer bileşenlerle hemen hemen her seçimde oluşuyor. Geçen seçim Bin Umut adıyla oluşmuştu, daha önce de başka isimlerle. Belediye seçimlerinde de bu tip bir birlik oluşmuştu.

Bu seçim de, her seçim olduğu gibi Blok için zor geçiyor, zor başladı ve zor bitecek. Adayları engellenmeye çalışıldı, Türkiye’nin belli bölgelerinde zaten adayları yok. Adaylarının olduğu bazı şehirlerde de önlerine engeler çıkartılıyor. Zaman zaman adaylar çıkıp anlatıyorlar zaten bu durumları. Demokrasi adına, sadece bu durum bile yeterli. Fakat, barajın, barajdan sonra bağımsız adaylara getirilen çok yüksek aday olma ücretinin BDP’ye karşı konduğunu düşünürsek, demokrasinin durumu daha da ortaya çıkar. Dikkat ederseniz YSK’nın aldığı karar ve daha sonra sokağın o kararı yırtıp atmasına değinmedim bile. BDP ve geleneği  önüne konacak engellerle düzenleniyor siyaset kanunları bir nevi.

Okumaya devam et

4 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Seçime doğru – yeşiller partisi

Yeşiller Partisi seçime girmiyor. Herhalde, seçime girme hakkı elde etmeyen, edemeyen, ama etkili olmaya çalışan ve de olan ender partilerden biridir Yeşiller Partisi. Zaten bakarsak, kurulan çoğu partinin seçime girmek ya da etkili olmak, kamuoyu oluşturmak, gibi bir hedefi yok. Yeşiller ise böyle bir parti değil. Türkiye’nin her konusuna dair bir fikir ortaya koyup, ekolojinin Türkiye’de, siyasetteki tek temsilcisi olma yolunda ilerliyor. Antidemokratik yasalarla yönetilen bir ülkede, hafif gösterilmeye çalışılan bir ideolojinin temsilciliğini yapıyor Yeşiller Partisi.

Seçime girecek fikri olmadığından ya da böyle bir kadroyu oluşturamayacağından seçim dışında değil Yeşiller. Burada partiye kulak vermek gerekiyor bana kalırsa. Bu Yeşiller Partisi’nin giremediği ilk genel seçim. Daha önce de 2009 yılında gerçekleşen yerel seçime girememişti Parti. Doğa mücadelesi gitgide can alıcı bir noktaya gelirken, Yeşil Hareket, Dünya üzerinde üçüncü büyük ideoloji olarak kendisini bulurken Türkiye’de önüne engeller çıkartılıyor. Okumaya devam et

5 Yorum

Filed under Yazılar, Yeşiller Partisi yazıları