Tag Archives: Seçime Doğru

Seçimden sonra – Hegemonya ile mücadele

Büyük bir hegemonya ile karşı karşıyayız. Bu kelime önemli. Lütfen akıldan çıkartmayalım. Bu hegemonyanın araçlarının bir bölümü zaten çok uzun zamandır bu konumda. Bir bölümü de daha yeni yeni bu duruma araç oluyor. Sonuç olarak üçüncü dönemini kazanmış bir iktidarın hegemonyasını araçlarla dayatması çok da anormal değil.

Seçim sonuçları, teknolojinin de yardımıyla daha o gün belli oldu ve ilan edildi. Bu da üzerinde hemen o gece net yorumlar yapma şansını herkese verdi. Peki yapılan yorumlar, bu durumun hakkını verecek kadar net mi? Hayır! Ya da şu şekilde söyleyelim: Bu sonuçlara bakarak, bu yorumlar yapılabiliyorsa hegemonyanın etkisi çok büyük boyutta demektir ve bununla da artık mücadele etmek, mücadelenin dozunu yükseltmek gerekmektedir. Çünkü bu kadar yanlış bilgi ve yorum karşısında doğru durmaya çalışmak yorucu ve zordur. Doğru ya aranmıyor ya da kimilerinin zihninden çoktan çekip gitmiş demektir. Okumaya devam et

Reklamlar

3 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Seçime doğru – son…

Seçim zamanı artık geldi çattı. Kim yüzde kaç oy alacak, kim kaç vekil çıkartacak çok kısa bir süre sonra öğreneceğiz. Bu hengame de bitecek. Partiler son mitinglerini yapıyorlar, yapacaklar. Yarın TRT‘de liderler ve parti temsilcileri konuşacak (ben yine LDP ve TKP‘yi bekliyorum) ve yasaklar devreye girecek.

Pazar günü yasaklar kalktıktan sonra TV’lerde, yasaklar kalkmadan da sosyal medyada sonuçlar yavaş yavaş açıklanacak. Yasaklar olmadığına göre şimdi her şeyi söylemek serbest.

Tahminler çeşitli. Kesin olan bazı şeyler var ama onları da zaten herkes defalarca tekrarladı. Benim ilgimi çeken başka bir durum bu seçimde. Ve onlarla da bitirmeyi planlıyorum bu uzun seriyi. (Bu yazıyla birlikte toplam 8 yazı olacak.)

Bu seçim propaganda dönemi bize şunu gösterdi ki, Türkiye, çok partili döneminde hiç bu kadar adaletsiz bir propaganda dönemi yaşamadı, seçim sonuçlarına göre de ya bir daha yaşamayacak, ya da 4 sene sonra daha da adil olmayan bir seçim bizi bekleyecek. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Yazılar

Seçime doğru – cumhuriyet halk partisi ve solu

Seçime artık çok az kaldı. Politika yorgunluğu diye bir psikolojik hastalık varsa, ülkenin bir bölümünde bu hastalığın yaygın şekilde görüldüğü söylenebilir. Baksanıza AKP Genel Başkanı bile Bingöl’de konuşurken, Diyarbakır diye dört kere sesleniyor, Bingöl’e olmayan doğal gazı kendilerinin getirdiğini söylüyor. Promterlar da politika yorgunu olmalı.

Seçime, Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğunu katmazsak sol parti olarak 4 parti gidiyor. Cumhuriyet Halk Partisi, Demokratik Sol Parti, Türkiye Komünist Partisi ve Emek Partisi.

Emek Partisi hem Blokta, hem de bazı noktalarda pusulada var. Sanırım, TRT propagandasından yararlanmak ve aday gösterilmeyen yerlerde de üyelerini “zinde” tutmak için alınmış bir karar bu. Demokratik Sol Parti de bana kalırsa aynı durumda. Evet öyle bir parti var ama neden var, ne için var gerçekten önemli bir soru işareti bana kalırsa. Muğla’da yaptıkları 6 kişilik mitinge bakılırsa sadece benim böyle düşünmediğimi de görebilirsiniz.

Böyle olunca elde iki parti kalıyor: CHP ve TKP Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Yazılar

Seçime doğru – emek, demokrasi ve özgürlük bloğu

Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu adayları seçime giren bağımsız adaylarlar arasında, üzerinde konuşulan adaylara sahip tek grup. Bunda seçilme ciddiliğine sahip olmaları etkin tabii ki.  Seçim sonrasında mecliste, kendisini solda gören iki parti grubundan biri olacak, bu bloğun oluşturacağı BDP grubu. Bu çeşit bir blok hali, benzer bileşenlerle hemen hemen her seçimde oluşuyor. Geçen seçim Bin Umut adıyla oluşmuştu, daha önce de başka isimlerle. Belediye seçimlerinde de bu tip bir birlik oluşmuştu.

Bu seçim de, her seçim olduğu gibi Blok için zor geçiyor, zor başladı ve zor bitecek. Adayları engellenmeye çalışıldı, Türkiye’nin belli bölgelerinde zaten adayları yok. Adaylarının olduğu bazı şehirlerde de önlerine engeler çıkartılıyor. Zaman zaman adaylar çıkıp anlatıyorlar zaten bu durumları. Demokrasi adına, sadece bu durum bile yeterli. Fakat, barajın, barajdan sonra bağımsız adaylara getirilen çok yüksek aday olma ücretinin BDP’ye karşı konduğunu düşünürsek, demokrasinin durumu daha da ortaya çıkar. Dikkat ederseniz YSK’nın aldığı karar ve daha sonra sokağın o kararı yırtıp atmasına değinmedim bile. BDP ve geleneği  önüne konacak engellerle düzenleniyor siyaset kanunları bir nevi.

Okumaya devam et

4 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Seçime doğru – yeşiller partisi

Yeşiller Partisi seçime girmiyor. Herhalde, seçime girme hakkı elde etmeyen, edemeyen, ama etkili olmaya çalışan ve de olan ender partilerden biridir Yeşiller Partisi. Zaten bakarsak, kurulan çoğu partinin seçime girmek ya da etkili olmak, kamuoyu oluşturmak, gibi bir hedefi yok. Yeşiller ise böyle bir parti değil. Türkiye’nin her konusuna dair bir fikir ortaya koyup, ekolojinin Türkiye’de, siyasetteki tek temsilcisi olma yolunda ilerliyor. Antidemokratik yasalarla yönetilen bir ülkede, hafif gösterilmeye çalışılan bir ideolojinin temsilciliğini yapıyor Yeşiller Partisi.

Seçime girecek fikri olmadığından ya da böyle bir kadroyu oluşturamayacağından seçim dışında değil Yeşiller. Burada partiye kulak vermek gerekiyor bana kalırsa. Bu Yeşiller Partisi’nin giremediği ilk genel seçim. Daha önce de 2009 yılında gerçekleşen yerel seçime girememişti Parti. Doğa mücadelesi gitgide can alıcı bir noktaya gelirken, Yeşil Hareket, Dünya üzerinde üçüncü büyük ideoloji olarak kendisini bulurken Türkiye’de önüne engeller çıkartılıyor. Okumaya devam et

5 Yorum

Filed under Yazılar, Yeşiller Partisi yazıları

Seçime doğru – adalet ve kalkınma partisi (2)

Seçimin en “eğlenceli” yanı olan seçim konuşmaları da başladı. Yani seçime bir hafta kaldı. Giderek artıyor gerilim. Partiler büyük şehirlerde mitingler yapıyor. AKP Ege Bölgesi Mitingi‘ni İzmir‘de gerçekleştiriyor, CHP İstanbul’da kalabalıklar topluyor, MHP baraj riskini üzerinden atmanın verdiği rahatlıkla mitingler yapıyor.

Son haftaya girme nedeniyle de artık duymadığımız vaad, dinlemediğimiz konuşma kalmadı. Gazete reklamlarından, televizyon reklamlarına kadar her yerde partiler var. Konuşuyorlar. Bu reklam ve haberlerin verilişine baktığımızda da iki partiyi daha fazla görüyoruz doğal olarak. Seçim yasasının getirisi olarak seçime girme “şansını” elde etmiş partiler arasında daha “şanslılar” da var tabii ki. En şanslısı da AKP! Aktarılan kaynağın haddi hesabı yok. Zaten bakanlıklar eliyle sanki bağımsız reklamlar veriliyormuş gibi de reklamlar veriliyor bir yandan. Adalet açısından önemli bir nokta bu. Böyle bir şey normal bir seçimde olamaz. Okumaya devam et

6 Yorum

Filed under Yazılar

Seçime doğru – cumhuriyet halk partisi (1*)

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri için en kritik partilerden biri. Zaten sonuç olarak Meclis’te grup kuracak olan dört partiden de biri. Büyük bir değişim geçirdikleri açık. Günlük koşturma içerisinde bu görülmese de, zaman dilimlerinden parçalarla baktığımızda bu değişimi net olarak görüyoruz ve bu değişimin karşılığının ne kadarının bu seçimde alınabileceği de merak edilen nokta.

CHP’nin geçen seçimle, bu seçim arasında yaşadığı en büyük değişiklik tabii ki, Genel Başkan değişikliği. Deniz Baykal’ın yerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçilmesi CHP’nin yaşadığı en büyük değişiklik. (Yeri gelmişken burada, anlamadığım bir noktayı da söylemem gerekir. Baykal’ın istifa etmesiyle sonuçlanan süreç, kimliği belirsiz bir adresten değil, habervaktim adlı yaptığı haberlerle hükümet yanlısı ve muhalefet düşmanı bir çizgi izleyen bir siteden başlamıştı. Aradan bu kadar kısa bir süre geçmesine rağmen, nasıl bir medya hokus pokusuyla iş AKP’ye karşı siyasetin dizayn edilmesine çevrildi? Tabii ki AKP Genel Başkanı’nın hem bu olayı, hem de MHP kasetlerini nasıl bir silah olarak kullandığını da unutmamak gerek.) Okumaya devam et

9 Yorum

Filed under Yazılar