Tag Archives: Türkiye

İngiltere’de sel, Türkiye’de kuraklık ve yerel seçimler

İngiltere’nin başkenti Londra’dan bir fotoğraf. Fotoğrafın anlam kazanması için öncelikle biraz Londra’da son günlerde ne olduğunu anlatmak lazım. Londra sular altında… Şehrin ortasından geçen Thames Nehri yağışlar sebebiyle taştı. Fakat yaşananların etkisi bu kadarla sınırlı değil. Gelen bilgilere göre toprağın suya doyması sebebiyle bazı semtler ve hatta İngiltere genelinde bazı kentler Mayıs ayına kadar su altında kalabilir.

Londra sadece İngiltere’nin başkenti değil. Teknolojinin, finansın ve birazcık geriye gidersek Sanayi Devrimi’nin de başkenti ve yağmur orası için en doğal hava olayı belki de. Okumaya devam et

Reklamlar

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Türkiye Dünya’yı yok ediyor! Haberimiz var mı?

Hemen yanıt vereyim bu soruya: Hayır haberimiz yok! Bu haberleri vermesi gerekenler için böyle bir sorun yok çünkü.

Utanmamız gereken olaylar yaşanıyor. Şu anda Güney Afrika’nın Durban kentinde utanmamız gereken olaylar yaşandı yaşanıyor. Medya olaya gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapamış şekilde yaklaştığı için, kamuoyu da çok farkında değil Durban’da ne olduğunun ve  Durban’ın öneminin. Kısaca söylemek gerekirse, şu anda Durban’da Dünya’nın, insanıyla, bitkisiyle, hayvanıyla, okyanusuyla, dağıyla, en büyük sorunu olan küresel iklim değişikliği konuşuluyor. Neden en büyük sorun? Çünkü ister yerel, ister küresel diğer bütün sorunların çözülmesi için yaşamamız lazım. Bu kadar basit. Diğer tüm sorunlar için mücadele etmek için de su içmemiz, sokağa çıkınca ölüm tehlikesi geçirmememiz gerek. Ya da beslenmemiz… Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Hepimiz suçluyuz! *

Hopa fezlekesi fotoğrafı

Hepimiz suçluyuz ya da eninde sonunda olacağız! Çünkü bu bizim içimizde var. Eğer ben bu yazıyı yazıyorsam ve eğer siz bir yerlerden bu yazıya ulaşabiliyor ve okuyorsanız bu ihtimal bizim için de çok yüksek. Çünkü, ucundan kıyısından bir muhalifliğe bulaşmışız demektir.

Suçumuz, muhalif olmak ve(ya) muhalif olabilme ihtimali. Cezamızı net olarak belki hiç öğrenemeyeceğiz, çünkü iddianameler yazılamayacak, mahkemeler başlamayacak, tutukluluk süremiz uzadıkça uzayacak. Böyle olunca suçumuz da kesinleşmeyecek ama cezamızı çekeceğiz. Bu biraz hayali gelebilir belki şimdi, ama o kadar çok örnek, artan bir sıklıkla karşımıza gelmeye başladı ki! İnanılır gibi değil. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Bize yazık değil mi?

Türkiye’nin yüzünü döndüğü Batı ülkelerinden en büyük farkı, yapısal sorunlarının olması ve bu sorunlara dair önlemleri sorunlar kendini gösterdiği zaman almaya çalışması. Bu durum da gündeminin çılgınca değişmesini ve büyük çoğunlukla da takip edilemez olmasını getiriyor. Belçika’da bu son hükümet krizi çıkana kadar, her sene en büyük yerel problemin “Bu sene iyi midye çıktı mı? Çıkmadı mı?” olduğunu öğrendiğimde ilk önce Belçikalıların şanslı insanlar olduğunu düşünmüştüm. Sonra biraz daha üzerinde durunca, Türkiye’ye alışmış biri olarak bunun çok sıkıcı gelebileceğinde karar kıldım. Bu durum içimize işledi çünkü. Biz gündem hastalığına tutulduk gidiyoruz… Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Nükleere tüp gaz, halka kimyasal gaz

Hatırlanacaktır, Japonya’da Fukuşima Nükleer Santrali’nde kaza olduğunda ve radyasyon yayılmaya başladığında, Türkiye’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bir benzetme yapmıştı. Şöyle demişti sözlerinin başında Başbakan: “Riski olmayan hiçbir yatırım yoktur. Yani evinize Aygaz tüpü de o zaman koymamak gerekir veya bir doğalgaz hattı çekmemek gerekir veya ülkeden ham petrol hattının geçmemesi gerekir. Şimdi bunlar hangisi olursa olsun herhangi bir tehditle ya da saldırıyla karşı karşıya kaldığı zaman bunların az veya çok bir bedeli olur.”

Bu açıklamayı akılda tutarak başka bir olaya geçelim. Zaman biraz daha yakın. Geçtiğimiz pazar. Yani 26 Haziran günü. Şişli’de insanlar, oy verdikleri vekillerin bir tanesinin vekilliğinin elinden (ç)alınmasına, bir bölümünün ise hapisten çıkartılmamasına tepki olarak yürümek istediler. Polis önlerini kesti. “Yürüyemezsiniz” dedi. “Tamam o zaman dağılacağız” dediklerinde ise gaz bombaları yağmaya başladı ve Şişli’den Galatasaray Meydanı’na kadar her yere gerek helikopterlerden, gerekse de bilindik yöntemleri kullanarak kimyasal silah atıldı. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları