Tag Archives: Cumhuriyet Halk Partisi

Adalet Yürüyüşü

Adalet Yürüyüşü, 14 Haziran 2017’de Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun 25 yıl hapis cezası almasından sonra başladı. Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan bir haber gerekçe gösterilerek verildi bu ceza. Yani mahkeme kararına göre haber doğru kabul edildi ama haberin yapılmasının “casusluk” faaliyeti olarak görüldü ve ceza verildi. Buraya kadar her şey zaten gazetelerde, televizyonlarda defalarca yazıldı, adaleetsöylendi. İşin ilginç yanı bu haberin yalan olduğu devletin en üst makamları tarafından defalarca dile getirilmişti. Mahkeme kararı iftira ya da delil oluşturmaktan gelmedi. Doğrudan casusluktan geldi ve böylece haberin içeriğine yönelik en önemli kanıt oluşmuş oldu. Yani bir şekilde haber mahkeme kararınca doğrulanmış oldu. (Enis Berberoğlu’nun bu cendereden kurtulmasının formülü de sanırım bu doğrulamadan geçiyor. Doğrulamayı ortadan kaldıran bir mahkeme kararı ile Berberoğlu özgürlüğüne kavuşacak.) Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Yüzünü Batı’ya dönmüş kesimleri temsil etmek

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasal ve toplumsal koşullar ne kadar sağlıklı anket yapmaya izin veriyor çok bilemiyorum. İnsanların işlerine ve özgürlüklerine pamuk ipliği ile bağlı olduğu günlerden geçiyoruz. Tüm bunlara rağmen işini yapmaya devam eden araştırma şirketleri de var. Bu şirketlerin yaptıkları araştırmalardan bir tanesi yeni yayınlandı. Konu Avrupa Birliği…

diken.com.tr ‘nin haberine göre anket ve sonuçları şu şekilde: “Habertürk ile ANDY-AR Araştırma’nın birlikte hazırladığı anket, 15-17 Kasım tarihleri arasında 26 ilde rastgele seçilen bin 516 kişiyle yapıldı.

* Katılımcıların yüzde 47,4’ü, AB-Türkiye müzakerelerinin durdurulmasını olumsuz bulurken, yüzde 44,3’ü olumlu karşılıyor.

* AKP’li seçmenin yüzde 58,6’sı, MHP’li seçmenin de yüzde 54,2’si bu durumu olumlu karşılıyor, CHP’lilerin yüzde 75,5’i, HDP’lilerin 81,9’u olumsuz karşılıyor.

* 35-44 yaş grubunun yüzde 53.9’u, 25-34 yaş grubunun da yüzde 48.2’si müzakerelerin durmasını olumlu karşılıyor, 44-54 yaş arasındakilerin yüzde 50,9, 55 yaş üstündekilerin de yüzde 54,1’i olumsuz karşılıyor.

* Kadınların yüzde 50,9’u olumsuz karşılıyor, erkeklerin de yüzde 49,7’si olumlu karşılıyor.

* Anketi cevaplayanların yüzde 75,3’ü, Türkiye’nin AB’den uzaklaştığını, yüzde 19,9’u da uzaklaşmadığını düşünüyor.

* CHP’lilerin yüzde 88’i, MHP’lilerin yüzde 79,6’sı, HDP’lilerin yüzde 78,7’si ve AKP’lilerin 70.3’ü Türkiye’nin AB’den uzaklaştığını ifade ediyor.” Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Çözüm dışarıdan destekli restorasyon hükumeti (mi?) *

kılıçdaroğlu-bahçeli-demirtaşBüyük bir caddede kırmızı ışıkta beklerken bile sağınızdan, solunuzdan birkaç koalisyon ihtimalini ve seçim analizini duyabildiğiniz şu sıcak günlerde seçim üzerine yazı yazmak hem gündemi gerçek anlamda yakalamak anlamına geliyor; hem de sesinizin analiz bombardımanı arasında kaybolup gitmesi ihtimalini taşıyor. Gerçekten de herkes seçim konuşuyor. Sokakta, otobüste, dolmuşta, televizyonlarda, markette… Her yerde olanlara yönelik tepkiler ve geleceğe yönelik düşünceler sıralanıyor.

O kadar çok ihtimal ve o ihtimallerden kaynaklanan iyi ve kötü yanlar var ki Türkiye 13 yıldır çalıştırmadığı bir organını çalıştırır gibi seçim, demokrasi ve siyaset konuşuyor. Siyasetin kendisi üzerine düşünmenin bir demokrasi aracı olduğunu hatırlıyor. Gerçekten de seçim Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yenilgisiyle ve Halkların Demokratik Partisi’nin barajı geçmesiyle sonuçlandıktan sonra aklıma gelen senaryoları not ettim ve şu anda elimde seçime dair söylenebilecek on taneye yakın ihtimal var. Erdoğan’ın seçime aktif olarak dâhil olmasıyla birlikte seçim yenilgisine de dâhil olması sebebiyle halkın güvensizliğini görüp istifa etmesi gibi fazla “idealist” bir senaryo da bunların içinde; AKP’nin koalisyon ortağı olabileceği senaryolar da… Yani aslında herkesin aklında olan, kırmızı ışıkta ya da kısa bir yolculukta duyabileceğiniz ihtimaller ile TV’lerde ya da gazetelerde yorum yapan “uzmanların” söyledikleri arasında hem çok fark yok, hem de yeni bir söz yok.

O zaman yapılması gereken tek şey kalıyor bundan sonra. O da şu soruya yanıt vermek: Peki en iyi ihtimal ile mantıklı ihtimalin buluştuğu noktada karşımıza ne çıkacak? Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Cumhuriyet yazıları, Yeşil Gazete yazıları

Haftanın Tortusu (23 Şubat – 1 Mart)

1470985898_cdb231c9ef1-300x194* Yaşar Kemal… * AKP ve HDP ortak açıklamasından barış ve demokrasi çıkar mı? * “İklim için ben de varım!” diyenler öne çıkıyor. * Aday adayları ortaya çıktı. Şimdi sıra adaylarda. * İç Güvenlik Yasası kampüslerde görüşülüyor. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

HDP-CHP tartışmalarında zaten var olan seçmen eğilimlerine dair

Son günlerde HDP-CHP meselesi bizim çevremizin önemli bir bölümünde, Türkiye’nin geneli için ise ufak bir çevrede tartışılmaya başladı. 30 Mart’a kadar yoğun şekilde devam edecektir, 30 Mart sonrası sonuçlara göre de devam edebilir. Bu tartışmayı kısaca özetlemek gerekirse bir bölüm HDP’liler ve bir bölüm CHP’liler belirli noktalarda oyların CHP’ye, belirli noktalarda ise HDP üzerinden BDP’ye verilmesi gibi bir fikri ortaya sürdüler. En son HDP Danışma Kurulu üyesi Zeynep Gambetti’nin son gelişmeler ışığında İstanbul’da HDP’nin CHP lehine seçimden çekilmesini önermesiyle tartışma daha da yaygın bir alan kazandı.

Fakat burada tartışmanın iki tarafı için de gözden kaçırılan önemli bir nokta olduğunu düşünüyorum. Bu nokta, partilerin tüm seçmenleri kendilerinin “kemik kitlesi” gibi görmesi ve bunun hayatta hiçbir karşılığının olmaması. Evet, her partinin bir kemik kitlesi var. Seçimlere bu kitle kaç kişi saymak için bile girebilir bu partiler. Fakat bu kazanmak için yeterli olmayacaktır. Bir de seçmenin büyük bölümünü oluşturan herhangi bir partiye doğrudan bağı olmayan seçmenler var. Kazanmak için onların da oyunu almak gerekli. Ya da kazanmak için olmasa da yüksek oy almak için, siyasi fotoğrafta önemli bir yer elde etmek için onların bir bölümünün oyunu almak gerekli. HDP-CHP tartışmasında ise bu kitle hiç düşünülmeden hareket ediliyor. HDP’nin ya da CHP’nin alacağı her oyun o partinin kemik oyu olduğu sanılarak analiz ediliyor ve toplumsal bir olaya matematik işlemi yapılır gibi bakılıyor. Böyle bakıldığı için de bu seçmen kitlesinin kimseden işaret beklemeden bir şeyler yapabileceği, oylarını değiştirebileceği gibi bir ihtimal de tartışma dışı bırakılıyor. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları

CHP ve BDP seçmeni adına konuşan AKP’liler

Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Ortalığın toz duman olması dün başladı, bugün hala devam ediyor. Haber kanallarının ve gazetelerin ilk sayfalarının, tek konusu bu. Tabii ki herkes tarafına göre yorum yapıyor. Bir bölümünün en büyük argümanı ise Cumhuriyet Halk Partisi ile Barış ve Demokrasi Partisi’nin “huzuru” bozduğu, sağduyulu olmak yerine “solduyulu” davrandıkları. Burada da kendilerine bir şahit bulmuşlar. Millet! Ve onun “iradesi”. Sanki seçilip TBMM’ye giremeyenler ve seçilip vekilliği düşürülenler başka bir şeyin iradesiyle seçilmiş gibi. Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Yeşil Gazete yazıları

Mağdurların empatisi demokrasi mücadelesine dönüşür mü?

12 Haziran gecesi seçim sonuçları bittikten sonra, hemen itirazlar gerçekleşti. Yeniden sayımlar yapıldı. Tüm bunların sonucunda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin vekil sayısı 325 olmuştu. Dün resmi sonuçlar açıklandı ve AKP’nin vekil sayısını 327 olarak gördük. Yani, son düdük çalmadan, her şey değişebiliyormuş. Türkiye’de artık alışmamız gereken bir durum bu. Yemin töreni olmadan, çeşitli zorlamalarla bu sayı daha da değişebilir bakarsınız.

Sakin bir ülkede, sadece ve sadece Hatip Dicle olayı, ortalığı karıştırmaya yeterdi ve artardı. Bu Hatip Dicle hakkında verilen ikinci karar ve ilki doğru da olsa yanlış da olsa bu karar yanlış. Ne doğru yanlışla düzeltilir, ne de yanlış tekrar bir yanlışla düzeltilir. Vekillik mazbatasını almış bir kişinin Yüksek Seçim Kurulu ile bağı kopmalıyken, YSK’nın geçmiş kararı “düzeltmeye” çalışması yanlışın ta kendisidir. Bu yanlış da “nereye gidiyoruz?” sorusu üzerine derin tartışmalar yaratmak için yeterliydi. Dicle’nin mensubu olduğı BDP’nin bağımsızları TBMM’ye girmeyeceklerini ve yemin etmeyeceklerini 35 vekil olarak ifade ettiler. Bu bir ilk olacak ve o kadar düşünülmemiş bir durum ki bu, yazılı olarak ne olacağı hiçbir yerde yok. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Yeşil Gazete yazıları